İstiklal Marşı Sözleri 10 Kıta Anlamı

İstiklal Marşı Sözleri 10 (on) Kıta, İstiklal Marşı 2 (iki) Kıta, İstiklal Marşı’nın Kabulü Hakkında Bilgiler, İstiklal Marşı’nın Sözlerinin Anlamı ve Yazılış Hikayesi

Sayfamızda İstiklal Marşı sözleri 10 kıta ve İstiklal Marşı’nın sözleri yazılışı ve kabulü hakkında bilgiler yer almaktadır.  İstiklal Marşı 2 kıta olarak pek çok resmi törende okunur, fakat İstiklal Marşı 10 kıta sözlerini de duyarlı her vatandaşın bilmesi beklenir. İstiklal Marşı’nın sözlerinin anlamı ve yazılış hikayesi nedir? İşte Mehmet Akif Ersoy’un, Kahraman Ordumuza bir armağan olarak yazdığı İstiklal Marşı’nın 10 kıtası ve sözleri


İlginizi Çekebilir… En Güzel Vatan Şiirleri için TIKLAYINIZ.


İstiklal Marşı Sözleri 10 (on) Kıta

İstiklal Marşı’nın 10 Kıta Sözleri

İstiklal Marşı’nın Sözleri Hikayesi

Anadolu’da Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini anlatmak için bir milli marş yazılmasına karar verildi.  Memleketin ve milletin yaşadıklarını yüreklere işleyecek sözleri olan bir marş gerekiyordu.  Böyle bir marş için kazanana 500 lira ödül verilmesi kararlaştırıldı. Yarışmaya toplam 724 şiir katıldı. Devrin milli eğitim bakanı Hamdullah Suphi Bey’e göre böyle bir şiiri bir tek Mehmet Akif Ersoy yazabilirdi. Ne var ki ünlü şair Mehmet Akif kazanana ödül verilmesini uygun bulmadığı için (bütün maddi sıkıntılarına rağmen) yarışmaya katılmamıştı. Bunun üzerine Hamdullah Suphi Bey 5 Şubat 1921 günü Mehmet Akif’e bir mektupla çağrıda bulundu:

“Pek Aziz ve Muhterem Efendim, İstiklâl Marşı için açılan yarışmaya katılmayışlarındaki sebebin ortadan kaldırılması için pek çok tedbirler vardır. Usta kişiliğinizin istenilen şiiri meydana getirmesi, amacın gerçekleşmesi için son çare olarak kalmıştır. Asil endişenizin gerektirdiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu etkili telkin ve heyecan kaynağı aracından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve sevgilerimi arz ve tekrar eylerim”

Bu çağrı sonrasında Mehmet Akif, İstiklal marşını yazıp yarışma jürisine yolladı. TBMM 26 Şubat 1921 günü toplanan oturumunda gelen şiirlerin 7 tanesini yarışmaya değer bulunuldu. Meclis’in 1921 tarihli oturumunda oy birliği ile Mehmet Akif Ersoy’un şiiri seçildi. Daha sonra İstiklal Marşı ayakta okundu ve alkışlandı. 12 Mart 1921 tarihinde Türk milletinin bağımsızlığının bir sembolü olarak İstiklal Marşı kabul edildi.

İstiklal Marşı 2 Kıta Sözleri Anlamı

İstiklal Marşı’nın İlk 2 (iki) Kıtası

İstiklal Marşı Sözleri 10 Kıta ezberlemek için bu kısmın çıktısını alıp duvarınıza asabilirsiniz.

İstiklâl Marşı Sözleri 10 Kıta

-Kahraman Ordumuza

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

 

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

 

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

 

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

 

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.

 

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;

Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

 

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

 

O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım;

Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.

 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:

Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

Bence Bunlarada Bir Bak...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.