İstanbul İlçelerinin ve Semtlerinin Eski İsimleri Neler?

İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin eski isimleri neler, İstanbul’un ilçe ve semt isimleri nereden gelir, İstanbul semt isimleri hikayeleri, İstanbul ilçelerinin eski isimleri, İstanbulun tarihi ilçe ve semt isimleri neler sorularına geniş kapsamlı cevapları sizler için hazırladık. Siz de İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin eski isimleri neler merak ediyorsanız haberimizi dikkatle inceleyin. İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin eski isimleri neler denince şaşırtıcı hikayelerle karşılaştık.

İstanbul her adımında tarihi kokan bir kültür denizidir. Dünyanın sayılı metropollerinden biri olma özelliğini yüzyıllardır koruyan İstanbul’un her bir bölgesi kendi tarihi değerini taşır. İstanbul’un ilçe ve semt isimleri bu tarihi değeri yansıtan birer göstergedir. İşte İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin isimlerinin  eski isimleri neler sorusunun cevabı:

istanbulun ilçe ve semt isimlerinin tarihçesi

BEŞİKTAŞ:

Semtin adını Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini bağlamak için diktirdiği beş taştan aldığı görüşü baskındır. Ayrıca bir papazın bu bölgede yaptırdığı kiliseye Kudüs’ten getirdiği beşik taşını yerleştirmesinden kaynaklandığı da anlatılır.

BEYOĞLU:

Beyoğlu’nun adını nerden aldığı hakkında birçok rivayet mevcuttur. Bunlardan birine göre, ismini, İslamiyet’i kabul edip burada yaşamaya başlayan Pontus Prensi’nden almıştır. Diğer bir görüşe göre, ‘Bey Oğlu’ diye anılan Venedik Prensi’nin burada oturmuş olmasıdır. Son bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, resmî kayıtlarda, “Beyoğlu” diye hitap edilmesi şeklindedir.

BEBEK:

Bu semtin adı Fatih dönemine dayandırılır. Fatih Sultan Mehmet döneminde bu bölgenin korunması görevi “Bebek” lakaplı bir bölükbaşına verilmiş. Bu bölükbaşının burada bir köşkü ve hasbahçesi varmış, bu yüzden semtin adı koruyucusunun lakabıyla özdeşleşmiş.  Bir başka rivayete göre ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılandan şehzadesine “bebek” demesi ve bundan sonra bahçesinin de bebek bahçesi olarak anıldığı söylenir.

UNKAPANI:

Bu bölgede yapılan ticarette Arapça ‘Kabban’ denilen büyük teraziler kullanıldığı için bölge, Kapan adını taşırdı. Dahası sahil kısmında tahıl gemileri demirlediğinden, semtin adı Unkapanı halini alnıştır.

BEYKOZ:

En tarihi semtlerden biri olan Beykoz ilçesinin Antik çağdaki adı “Amykos”tur. Bu bölge Yıldırım Beyazıt tarafından fethedildikten sonra “Amikos” ismi Beykoz olarak değiştirilmiştir. Ayrıca “kos” Farsça bir sözcüktür ve köy anlamına gelir.  Buna bağlı olarak burada “bey” konumunda varlıklı kişilerin yoğun olarak yaşaması dolayısıyla da böyle bir isimlendirme almış olabileceği düşünülür.

HORHOR:

Çokça dile gelen bir rivayete göre bir gün Fatih Sultan Mehmet bu bölgede dolaşırken yerin altından su sesleri duyar, “Buraya bir çeşme yapın baksanıza ‘hor hor’ su sesleri geliyor,” demesiyle hemen buraya bir çeşme yapılır. Bundan sonra çeşme de semt de Horhor ismiyle anılır hale gelir.

EMİNÖNÜ:

Halicin kıyısındaki bu bölgede tarihin eski dönemlerinden beri çarşı kurulurdu. Çarşı esnafını denetlemekle görevli olan kişilere Osmanlı devrinde ‘Emin’ denirdi. Bu bölgede kurulan ‘Gümrük Eminliği’ semtin de “Eminönü” adını almasını sağlamıştır.

ÇATLADIKAPI:

Bu bölgede 1532 tarihinde büyük yıkıcı bir deprem meydana gelmiş ve o zaman Bizanslıların eskinden  Sidera ismini verdikleri sur kapısı çatlamıştır. Bundan sonra bölgenin Çatladıkapı olarak anılmaya başlandığı söylenir.

BAKIRKÖY:

Bakırköy’ün isminin tarihi Bizans’a dayandırılır. Bizans döneminde “Makri Hori” olarak adlandırılan bölge Osmanlı devrinde “Makriköy” olarak anılır. 1925’te ise Türkçeleşme çalışmaları sırasında yabancı kökenli kelimelerin değiştirilmesi esasına uygun olarak ilçe Atatürk’ün uygun görmesi ile bugünkü adını kazanmıştır.

AKSARAY:

Bir yerleşim politikası olarak Fatih Sultan Mehmet zamanında, İç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray ele geçirilmiştir. Daha sonra Anadolu’dan bu bölgenin insanları İstanbul’a getirilerek yerleştirilmiştir. Böylece Aksaray’dan gelen insanların yaşadığı yer anlamında bu bölge yeni adını kazanmıştır.

ÇEMBERLİTAŞ:

İstanbul tarihi dikili taşları ile meşhurudur. Bizans döneminin en önemli meydanlarından biri olan Constantinus Forumu’nun bulunduğu yerde büyük sütunlar vardır. Onlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verir.

İstanbul'un ilçe isimleri nereden geliyor

BAĞLARBAŞI:

İstanbul’un en ünlü, güzel ve verimli bağlara bahçelere sahip olan bölge zamanla Bağlarbaşı olarak anılmaya başlanmıştır.

BOMONTİ:

Fabrikalaşmanın İstanbul’daki bir erken dönem yansıması olarak 1902’de Bomonti kardeşlerin burada açtıkları bir bira fabrikası dolayısıyla bölgenin adı Bomonti olarak kayıtlara geçmiştir.

TAHTAKALE:

Tahtakale isminin sözlük anlamı ‘kale altı’ olan Taht-el-kale yani ‘kale altı’ anlamına gelen ifadelerden gelir. Zamanla ses düşmeleri ve bozulmalar yaşayarak Tahtakale halini alır.  Mercan bölgesinin alt kısımlarında bulunan eski sur yapısının aşağısında bulunması dolayısıyla bu ismi aldığı düşünülmektedir.

PENDİK:

Yaygın görüşe göre Bizans zamanında dört yanı surlarla çevrili manasındaki “pantecion (pantiki)” sözcüğü bölgenin isim atasıdır. Şu an kullanılan Pendik kelimesi ise “duvar” demektir. Yani İstanbul’u doğu yönünden koruyan bir savunma duvarı niteliğindedir.

TEŞVİKİYE:

Osmanlı döneminde bu bölgede yerleşimi geliştirmek için Sultan Abdülmecit’in bir mahalle kurulması yönünde teşvikte bulunması dolayısıyla semtin adı Teşvikiye olarak anılmıştır. Bu bilgi bölgedeki taş yazıtlarda da kayıt altına alınmıştır.

ŞİŞLİ:

Bir aileden adını alan bölgelerden biridir. Burada yaşayan ve Şiş yapımıyla uğraştıkları için Şişçiler lakabını almış bir aile vardır. Bu ailenin konağı ‘Şişçilerin Konağı’ olarak anılırken zamanla ‘Şişlilerin Konağı’ şeklinde teleffuz edilmeye başlanır. Dolayısıyla semtin adı da bu aileden gelmektedir.

TAKSİM:

İstanbul’un gözde semtlerinden biri olan Taksim, Osmanlı’da saka olarak anılan sucuların; suyu, halka bölüştürdükleri ve dağıttıkları yani taksim ettikleri yer olduğu için bu bölgenin adı Taksim olarak anılır.

KADIKÖY:

Kadıköy ilçesi derin bir geçmişe sahiptir. Bir rivayete göre bu yerleşim bölgesi 8. yüzyılda Megara’lı göçmenler tarafından “Khalkedon” adıyla kurulmuştur. Bir başka rivayete göre, Fatih Sultan Mehmet, burayı fethettiğinde bölgenin bakımsız durumunu iyileştirmesi için bir kadı atamıştır. Bu yüzden ilçenin adı “Kadıköy” olarak belirlenmiştir.

AŞİYAN:

Aşiyan sözcüğü kuş yuvası anlamına gelmektedir. Servet-i Fünun dönemi şairi Tevfik Fikret’in Farsça’da kuş yuvası anlamına gelen ‘Aşiyan’ isimli evi dolayısıyla semtin adı da Aşiyan olarak kalmıştır.

istanbul semt isimleri nereden gelir

VELİEFENDİ:

Osmanlı zamanında bu bölge Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı da Veli Efendi’yle özdeşleşmiştir.

FERİKÖY:

Feriköy adı bu bölgede Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşamış Madam Feri’den gelir. Buradaki geniş araziler saray tarafından Madam Feri’nin eşine tahsis edilmişti.

OKMEYDANI:

1453’te İstanbul’un Fethi’nde ordunun bir kısmı burada kurulan karargâha yerleşmiştir. Bu yüzden bölge Okmeydanı olarak adlandırılmıştır.

LALELİ:

Rivayete göre “Laleli Baba” ismindeki bir dervişin burada yaşamış olmasından dolayı bölgeye Laleli denildiği söylenir. Ayrıca bu dervişin padişah III. Mustafa tarafından çok sevildiği ve padişahın da ona saygı gösterdiği bilinir. Bu yüzden bölgeye yapılan camiye Laleli Baba adı uygun görülmüştür.

AHIRKAPI:

Tarihi isimlerden biri olan Ahırkapı padişahın atlarının bakıldığı yer olmasıyla dikkat çekmiştir. Osmanlı döneminde Marmara Denizi’nin kenarında yedi ahır kapısı vardır. Bunlardan birisi olarak Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer alması dolayısıyla bölgeye Ahırkapı adı verilmiştir.

BEYAZIT:

Osmanlı döneminde Sultan II. Bayezit’in bu bölgeye kendi ismiyle anılan bir külliye yaptırması üzerine semtin adı Bayezit olarak belirlenmiştir.

BOSTANCI:

İstanbul’un şehirleşmesinin henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde şehrin dışında bir yer olarak her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanların bulunduğu bölgenin adı Bostancı şeklinde anılmıştır.

ÜSKÜDAR:

Boğazın Anadolu yakındaki en tarihi semtlerden biridir Üsküdar ve Bizanslıların, Skutari adın verdikleri asker kışlaları, burada yer aldığı için bölgeye Skutarion denilmiştir. Bu isim zamanla Osmanlı döneminde Üsküdar haline gelmiştir.

ŞAŞKINBAKKAL:

Merkez semtlerin dışında kalan bölgenin sadece yazın insanların denize girmek için geldiği bir yer olarak görüldüğü zamanlarda burada bir bakkal dükkânı açılır. Bunu görenler, bu ıssız yerde böyle bir dükkânın iş yapmayacağını düşünerek onu açan bakkalı “şaşkın bakkal” olarak adlandırmasından sonra burasının adı da “Şaşkınbakkal” olarak yerleşir.

ÇENGELKÖY:

Tarihte gemi çapalarının üretildiği köy olduğu için bölgeye bu adın verildiği düşünülür.

GALATA:

Galata’nın adını Rumca “süt” anlamına gelen “gala” sözcüğünden aldığı söylenir. Burada bulunan süthaneler dolayısıyla “Galata” denildiği tahmin edilir. Ayrıca İtalyancza’da ‘denize inen yol’ anlamında kullanılan “galata” sözcüğünün de bölgeye ismini verdiği rivayetleri vardır.

SÜTLÜCE:

Burada eskiden Süt Menbat isimli bir Rum köyü kurulmuştur. Ve bu köyün bir köşesine memelerinden su akan bir kadın heykeli dikilmiştir. Bu suyun, kadınların sütünün gelmesini sağladığına inanılmıştır. Dolayısıyla semt de Sütlüce olarak adlandırılmıştır.

Tasavvuf Sözleri

Özlü Sözler

Anlamlı Sözler

!Siz de sayfamızda “İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin eski isimleri neler paylaşmak isterseniz aşağıda bulunan yorum bölümünden İstanbul ilçelerinin ve semtlerinin eski isimleri neler olduğuna dair yeni bilgiler ekleyebilirsiniz. 

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.