Ayaz Ata Kimdir? Ayaz Ata Efsanesi

Noel Baba’yı hep Batı dünyasının mitolojik bir figürü olarak gördük. Bu figürün Doğu kültürüne hele ki kendi kültürümüze yabancı olduğunu, modernleşme sürecinde tanıştığımız bir efsane karakteri olduğunu düşündük. Peki ya size bizim de bir yerli Noel Baba Ayaz Ata’mız olduğunu söylesek? Buna karşı çıkacak çok insan vardır elbette, fakat tarihin sayfalarını biraz karıştırınca bir yerli Noel Baba Ayaz Ata figürüyle karşılaşırız gerçekten de. Ayaz Ata, Kutsal Baba, Çam Baba, Soğuk Ata, Yel Ana, Kış Babası gibi isimlerle anılan ve çoğunlukla Ayaz Ata olarak ünlenmiş olan yerli Noel Baba’dan bahsediyoruz. Evet Ayaz Ata Kimdir?

YERLİ NOEL BABA AYAZ ATA 

Binlerce yıl gerilerden günümüze taşınan mitolojik arketiplerden biri Ayaz Ata, Türk mitolojisinde soğuk tanrısı olarak geçiyor. Bu figür özellikle Kazaklar, Türkmenler ve Kırgızlar arasında daha yaygın ve belirgin olarak yaşayan bir nitelik taşıyor. Azeri şivesinde Şahta Ata olarak geçen bu efsanevî karakter zorlu kış günlerinde yoksullara, kimsesizlere yardım eli uzatan ve kutsal kabul edilen bir sembol halini almıştır. Bir evliya olarak algılanan ve aç ve fakir insanların soğuk kış zamanlarında darda kalmalarını önlemek ile vazifelendirilmiş olan Ayaz Ata’nın bir adı da Soğuk Hanı olarak anılır.

Kimi araştırmacılar, Noel Baba figürünün Hun Türklerinden Avrupa’ya taşınmış olan Ayaz Ata figüründen çıkmış bir karakter olduğunu öne sürer. Yani Avrupa’dan çok önce Türklerin bir Noel Babasının olduğunu söylerler. Eski Türklerin Nardugan Bayramı olarak adlandırdıkları yeni yıl kutlamalarında ortaya çıktığı inanılan Ayaz Ata’nın Batı kültürü için de ilham verici olduğuna inanırlar.

Anaerkil Türk topluluklarında Yel Ana olarak anılan, ataerkil Türk topluluklarında (Ayas) Ayaz Ata olarak isimlendirilen bu kutsal mitolojik karakter dönem dönem tanrı, dönem dönem evliya olarak anılmıştır. Bu da Türklerin İslamiyet öncesi inanışlarının şekil değiştirerek de olsa İslamiyet’ten sonra da varlıklarını sürdürdüklerini gösterir. Ayaz Ata’nın yardım ettiği kimselerin hayatlarına bolluk ve bereket getirdiği, onun varlığının iyi şansın kapıyı çalması anlamına geldiği bilinir.

Ülker burcunun etkisinde ortaya çıktığı inanılan Ayaz Ata’nın bu burçtan soğuk havayı yeryüzüne üflediği ve böylece kışı getirdiği yolundaki mitolojik anlatılar günümüzde büyük oranda unutulmuş olsa da kimi bölgelerde arka planı silikleşmiş olarak kalıntılarını bulmak mümkündür. Ayaz Ata kimdir? sorusunu biraz daha açalım.

NARDUGAN BAYRAMI VE YENİ YIL

22 Aralık, gündüzlerin uzamaya başladığı tarih olarak kötü sayılan karanlığın azalmaya başlamasının ve iyiliği temsil eden güneşin öne çıkmasının ilk adımı sayılarak bir şükür ve kutlama anlamında insanlar Akçam ağacının etrafında toplanıp dileklerini, hediyelerini sunarlar.

Burada şarkılar eşliğinde Nardugan Bayramını kutlarlar. Nar: güneş, durgan ise doğan güneş anlamına gelir. Bu kutlamaların Avrupa’ya açılan Hun Türkleri aracılığı ile Avrupalı topluluklarca da benimsendiği ve Batılıların bu yerli Noel Baba Ayaz Ata inanışını Hz. İsa’nın doğuşuyla ilintilendirdiği söylenir.

HUN TÜRKLERİNDEN AVRUPA’YA NOEL BABA

Ayaz Ata ile ilgili inanışa dair ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ şunları dile getirir:

“Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle ‘Akçam Ağacı’ altında kutlardı. Nardugan olarak bilinen bu bayram, Hunlar tarafından Avrupa’ya taşındı. Hristiyanlar, Nardugan törenini, İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başladı.”

“Bugün Noel Baba olarak kabul edilen yaşlı adamın, gökyüzü tanrısının kötü kardeşi yeryüzü tanrısı olduğuna inanılır. 22 Aralık’ta onun bile iyi olmaya karar vererek, kapı kapı dolaşıp hediyeler verdiği düşünülürdü. Noel Baba’nın kıyafetleri tıpkı Türk geleneklerindeki kıyafetleri yansıtır. Bu adet, Hunlarla birlikte Avrupa’ya, Hıristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte Hıristiyanlara geçti. Yılbaşı kutlama geleneği, 325 yılında alınan bir kararla Hz. İsa’yı anmak için kullanılmaya başlanmıştır.”

“Eski Türklerde, gökyüzü tanrısal bir güç olarak kabul edilirdi. Geceyle gündüz kavga halindeydi. 21 Aralık tarihinin ardından günlerin uzamaya başlaması, kutsal kabul edilen güneşin kavgayı kazandığı gün olarak kabul edilir ve bunun için şenlikler düzenlenirdi. Bu kutlamalarda ‘Akçam’ denilen çam dalı kullanılır, o çam dalının altına, Tanrı iyi insanlara iyi şeyler sunduğu için, hediyeler konulurdu. Tanrı gelecek yıl iyi şeyler versin diye de, o çam dalına iyi dilekleri simgeleyen bezler, süsler bağlanırdı. O gün aileler bir araya gelir, yemekler yapılır, yenir, şarkılar söylenip, dans edilirdi.

Bunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.