Tapduk Emre Sözleri, Yunus Emre Aşkın Yolculuğu Dizisi Sözleri

Bu sayfamızda Yunus Emre Dizisi Tapduk Emre Sözleri, Tapduk Emre Özlü Sözler, Tapduk Emre Hikmetli Sözleri yer almaktadır.

Bir dönem TRT ekranlarında 44 bölüm olarak yayınlanan Yunus Emre Aşkın Yolculuğu dizisinde yer alan sözleri ve replikleri sizler için derledik. İşte Tapduk Emre Sözleri…


İlginizi Çekebilir…Rüşur Taşı Nedir? Nasıl Kullanılır? Haberi için TIKLAYINIZ.

Tapduk Emre’nin Sözleri

TRT ekranlarında yayınlanan ve herkesin çok beğenerek izlediği Yunus Emre Aşkın Yolculuğu Dizisinden Tapduk Emre Sözleri.

Emirle demir dövülür mü?

Gönlü gazi olana, cenk bitmez.

Usuldendir, kılavuzsuz yola çıkan yoldan çıkar.

Hepimiz bu pazardan birer kefen çalmaya geldik.

Herkese aynı nazarla bakmak, masuma zulümdür.

Seni dostundan ayıran sözü dinleme; O sözde ziyan vardır.

Yola çıkan fizana varmış, yoldan çıkan kendinden usanmış.

Elini kır, ayağını kır, vur taşlara kafanı kır amma gönül kırma.

Meydanlardaki cenk ne ki, insanın içinde verdiği savaşın yanında…

Sulhta hayır vardır. Barıştırmak farzdır. Dinimizin adı dahi barıştır.

Mademki en kıymetli nesne aşk. En çetin sınavsa onun ile olsa gerek.

Vakit gelende çekeriz toprağımızı üstümüze kurduna kuşuna yem olalım.

Sözümüzü insanlara dinletemeyiz kadı efendi, hayvanlara mı dinletir olmuşuz.

Aşk ile yürüyen, sırtında dünyayı taşır. Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır.

Adalet değişmez, Kadı Efendi! Adalet bir kutup yıldızıdır. Her şey etrafında dönerken, o yerinde sabit durur.

Bu yola akılla çıkılır sonra akıldan çıkılır, gönülle devam edilir. Bu yol sırattan ince kılıçtan keskince…

El işler, gönül eyler. Gönlü yatkın olanın tutamayacağı iş yoktur. Yeter ki gönülden yapsın işi.

Yunus Emre Dizisi Sözleri

Yunus Emre Dizisi Sözleri

Dergâhımıza ölüler değil, diriler gelir, Yunus. Kimi olmaya kimi ölmeye gelir. Olmak için de ölmek için de diri olmak gerekir.

Sen gönlünü hakikat şelalesinin altında tutmaz isen dolar mı? Kimden akar bu hakikat şelalesi? Ara bul bir mürşid-i kâmil, biz ne bilelim…

Var mı öyle değirmen taşında ezilmeden, elden ele yoğrulmadan, ateşlerde yanmadan oluvermek! Kolay mı öyle adam olmak.

İlim öyle bir sırattır ki bir yanı cennet bir yanı cehennemdir. Bir yanı istikbal, söz, makam, mevkidir. Öte yanı kişi kendi başınadır.” Hocası Rükneddin Mazderani

Yol bu, yola çıkıp varmayan, yoldan çıkıp varan yoktur. Yolu sorar isen, yol tektir. O da Hakk’a doğrudur. İşte, o sebepten tek bir yaratılmış yoktur ki, Hakk yolunda olmaya.

Aşk yoluna çıkmak ise niyetin, vuslata ermek ise gönlündeki, bela ile imtihan edilirsin. Biz Çalap deriz, her daim Allah’tır gönülde adı. Ama O’nun bir adı da zü’l-celâli ve’l-ikrâm’dır.

Yola çıkan varmayı değil, dönmeyi hesap eder. Varır isek ne ala. Dönemez isek de dönmüşüzdür. Yolun sonu, yolun başıdır. Öyle olmayay idi yol bir değil iki olur idi, iki değil üç olur idi ama biz vahdet ehliyiz yol birdir.

Bizi, canımızı düşünürsün evlat! Var olasın. Can bizim mi ki dikkat edelim. Bizim olmayanı ne verir ne alırız. Ama herkes gibi bizimde cesedimiz vardır. Onu almak isteyen var ise durmasın beri gelsin. Bizi de kurtarsın bu cesedi taşımaktan.

Bu yol aşk yolu, rüya sahipleri bu yola gelemez. Benliği terk etmeden melamet ehli olup kınanmaktan korkmayan, peygamberin avlusunda yaşayan, malsız mülksüz ashab-ı suffa misali yalınca olup dünyadan yüz çevirmeden, dervişe dönülmez.

Şu âlemde her ne var ise Hak’tandır. Hakk’tan gayri de bir şey yoktur. Şu taş, şu ağaçlar, kuşlar, her şey bir surete bürünmüş, insan da insan suretine. Şimdi başın ağrısa aklın o acıyı bilmez mi? Öyleyse insan da bu âlemden bir parçadır. İşte aynı çiçeğin tozlarıyız. O sebepledir ki yağmur yağmadan dizlerimi sızlatır. Bu keramet değil de nedir?

Tokun, açın halini unuttuğu bir memlekette ne dirlik kalır ne birlik… O vakit biriktirme ver, azdan az çoktan çok ver. Rızkı veren O’dur. Sakın aldanma, kula minnet eyleme yaratılmış olan her canlının rızkı da yaratılmıştır. Amma hırsızlık edip biriktirme! Senin değil o. Bırakıp gittiğin nasıl senin olur? Ya senin olmayanı biriktirmenin sana ne faydası var? Gafil olma, fırsatın var iken ver!

Unutma Yunus, kalbinde ne varsa onu verebilirsin.” Bir gün Hz. İsa sokaktan geçiyordu. Birkaç kişi ona laf attı. Hakaret etti. Hz. İsa onlara önce tebessüm etti sonra da dua ile karşılık verdi. Havarisinden biri sordu. ‘Efendim bu adamlar için dua ettiniz. Size hakaret ettiler, onlara öfkelenmediniz mi?’ Hz. İsa onlara şöyle cevap verir. ‘Ben sadece kesemde olandan harcayabilirim.’ Sevgi keseni harca ki bereketlensin Yunus’um…

Hikmetli Yunus Emre Sözleri

Hikmetli Yunus Emre Sözleri

Ölüm bir son değil, ölüm bir göçtür. Düşün ki kurak, çorak bir tarladır bu dünya. Ama öyle bir yere gidersin ki topraktan bin bir meyve, çiçek fışkırır. Arılar, kuşlar uçuşur. En kötü ses, bülbül sesi olsun. Dereler çağıldasın, şelaleler coşkuyla aksın. Şimdi sen bunlara öldü mü dersin? Meğerki o Cennet bağına göçenler, bu çorak tarlada yaşayanlara üzülmesin. Ki bu Cennet bağları dâhi, O’nun güzelliğinin, O’nun cemalinin yanında çorak bir toprak. Var gerisini hayal et. Hayale sığar ise.

Benim şahitliğim, şer’an geçerli değildir. Bir körün şahitliği makbul değildir. Az, çoğun delilidir. Şimdi içeride iki çuval şeker olsa ve sen bana iki tane şeker versen, biz o iki şekere bakarak, o çok şekerin varlığına iman etmez miyiz? Benim gözlerim. Ben kör müyüm büsbütün? Ama körlük var mıdır gözlerimde? Vardır. Pek az görürüm. Ya görür müyüm? Görürüm. Peki, açık mıdır gözlerim büsbütün? Değildir. Azdır ama görürüm. Hem görürüm hem görmez bir körüm. Şimdi, tut içindeki şüpheni, 10 pareye ayır. 9 paresi suçlu, 1 paresi masum der ise, o kişi masumdur. Ama 9 paresi masum, 1 paresi suçlu der ise, o kişi suçludur.

Bence Bunlarada Bir Bak...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.