Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri

Sayfamızda sizlere Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri derledik. Süleyman Hilmi Tunahan 1888-1959 yılları arasında yaşamış bir din alimidir.  Silistre’nin Hezergrad kasabasına bağlı Ferhatlar köyünde dünyaya gelmiştir. Süleymaniye Camii medreselerinde eğitim görmüş ve bu medreseden birincilikle mezun olmuştur. Hayatı boyunca kendisini ilme adamış, açtığı kuran kursları ile birçok talebe yetiştirmiştir. 16 Eylül 1959 tarihinde İstanbul Kısıklı’daki evinde 72 yaşında vefat etmiştir. Kabri Üsküdar’da bulunan Karacahmet Mezarlığı’nda bulunmaktadır.

Dini Sözler kategorimizde bulunan evliya sözleri, hikmetli sözler, alim sözleri, ilim sözleri, tasavvuf sözleri sayfamızda aradığınız sözleri bulabilir, beğendiğiniz ya da iç dünyanıza ışık tutacak en güzel anlamlı sözleri sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. Sizde Süleyman Hilmi Tunahan’ın söylemiş olduğu sözlerden veya kitaplarından alıntı yaparak söz eklemek isterseniz hemen yazı sonunda bulunan yorum bölümünden sözleri veya alıntıları ekleyebilirsiniz. İşte Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri…

Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri

Dışımız halk ile içimiz Hak ile… 

HuIûs-i kaIbIe tahsiI oIunan iIim, ayn-ı ibâdettir.

Bu dinin garip anlarında hizmet gören saltanatını sürmeden ölmez. 

Hizmet muvaffak olsun da varsın bizim yerimiz caminin pabuçluğu olsun. 

Meyve veren ağaca kuru deniImediği gibi, eseri devam eden zevata da öIü denmez.

Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gâfiI olmayın, ilme çalışın, geçen günIer geri gelmez.

Müslümanlar hem dünya hem de âhiret için çalışırlar; kâfirler ve müşrikler ise yalnız dünya için çalışırlar.

İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Nurdan haberi olmayan ondan zevk almayan insan nurun düşmanı olur. 

Ya Rabbi! Biz imtihan ehli değiliz, bizi imtihan etme! Habibinin iltiması ile bizi bu âlemden imtihansız olarak göçür.

Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber (haşrolunacaktır)dir. 

Bizim bu âlemde bir tek işimiz var. O da yavrularımızın kalplerine Allah ve Peygamber sevgisi ile iman ve İslâm nurunu yerleştirmektir.

Güzel ahlâkın en azı meşakkatlara göğüs germek yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır.   

Dünya lezzetlerini yıkan ölümü çokça anınız. Çünkü; o geçim darlığı çekenleri feraha kavuşturur avutur zenginlerin de ihtiraslarını frenler. 

Bizim bu alemde bir tek işimiz var. O da yavrularımızın kalbIerine Allah (c.c) ve Peygamber (s.a.v) sevgisi ile iman ve İslâm nurunu yerleştirmektir.

Efendiler! Hocalık bir meslek bir ekmek teknesi değildir. Hocalık Allah’ın Resûlullahın Kitabullahın ve dini mübini İslam’ın tebliğ memurluğudur. 

Arkadaşının ayıbını örtenin ayıbını Allah da kıyamette örter. Onun ayıbını açığa vuranın ayıbını da Allah açığa vurur. Hatta evinde bile onu rezil eder. 

Ya öğrenen ya öğreten ya dinleyen ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe ilme ve ilim ehline buğzetmendir. 

İlim, nur-i ilahidir. İnsan ise kovan. Kirli bir kovanda arının durmadığı gibi, isyan ve zulmetle kirlenmiş vücud ve kaIbde de ilim durmaz.

Allahtan fazl ve ihsanını isteyiniz. Şüphesiz Allah kendisinden bir şey istenmesini sever. İbadetlerin en üstünü sıkıntı halinde kurtuluşu sabırla beklemektir. 

Nefs öyle yaratılmıştır ki katiyen hayırlı hiçbir şeyi istemez. Neden? Gıdası haramdır. Yani her şeyin bir gıdası vardır nefsin gıdası da günahlardır haramlardır.

Birinizin yamalı bir elbise giymesi kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri devam ediyor…

Eğer dünya menfaati ile ahiret menfaati aynı anda insanın karşısına çıksa ahiret menfaatini tercih ederse dünyayı orda terk ederse bu ehli dünya sayılmaz. 

Ayasofya açılmadan, Türkiye’nin felâha ermesi mümkün değildir. Eğer açılırsa kurtulur; çünkü orada Peygamberimiz (S.A.V.)’in iziyle beraber 70.000 ruhani vardır!

Dünya nefsin ve şeytanın tuzağıdır. Varlıkta imtihan darlıktan daha zordur. Çünkü darlıkta hep Allah diyorsun varlıkta aklına gelince söylüyorsun. Bu çok tehlikeli. 

Bilin ki ümmetimin en kötüleri kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. 

Keramet göklerde uçmak suda yürümek midir? Bunu denizdeki balıklar gökteki kargalar bile yapıyor. Esas keramet Ümmeti Muhammed’in hidayetine vesile olmaktır.

Muteber Oruç hep beraber tuttuğunuz gündekidir. (Muteber) iftar (hep beraber) ettiğiniz gündekidir. (Muteber) kurban (hep beraber) kurban kestiğiniz gündekidir. 

Kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle baksan; hiçbir şeyi gayesiz nizamsız göremezsin. Nasıl sen nizamsız gayesiz olabilirsin!   

Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz (gücü yetmeyen) kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonrada Allaha karşı temennide bulunandır. 

Öfke insanın aklını örter. O zaman şeytanın avucuna düşer. Şeytan da onu istediği yere sürükler. Öfkelenmek insanın dinini imanını götürebilir bundan çok korkmalı. 

Râbıtaya ehil olmayanlara ilim öğretmek harâminin eIine kıIıç vermek gibidir. Fuyûzât-ı iIâhiden mahrum olduklarından öğrendikleri ilmi dünya menfaatine âIet ederler.

Ümmetim 73 fırkaya ayrılır (bidat ehli olan) 72si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir. 

İman yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah (Allahtan başka ilah yoktur) sözüdür en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır. 

Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.  

Birbirinize buğuz etmeyin birbirinize haset etmeyin birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir Müslümana üç günden fazla kardeşi ile dargın durması helâl olmaz.

Rabbinize karşı gelmekten sakının beş vakit namazınızı kılın Ramazan orucunuzu tutun mallarınızın zekatını verin yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.   

Allah’ın kullarından hoşnutluğunun nişanesi fiyatların düşük hükümdarın ise adaletli olmasıdır. Allah’ın onlara gazap etmesinin nişanesi ise hükümdarın adaletsiz fiyatların ise yüksek olmasıdır.

Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam’ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. 

Kuran-ı Kerimi müslüman nesillere öğretmek Kuranın korunması konusunda onlara mesuliyetlerini hissettirmek ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek her Müslümanın vazifesidir.

Ağaç nasıl ki gövdesinden değil de meyvesinden iyi anlaşılırsa mürşidi kâmil olan kişiler de gösterişli zahir hâllerinden değil; meyvelerinden yani yetiştirdikleri mensuplarının güzel hâllerinden anlaşılırlar. 

Her yerde birlik ve beraberlik lâzımdır. Muvaffak olmak için her hususta ittifak etmeli ve dayanışmayı asla elden bırakmamalıdır. Çünkü Allah’ın nusreti maddî ve manevi yardımı cemaat ile beraberdir. 

Fenalık cahillikten doğar hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir, okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur. Süleyman Hilmi Tunahan Sözleri devam ediyor…

Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar. 

Allaha ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin. Allaha ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allaha ve ahiret gününe imân eden kimse ya hayır söylesin veya sussun. 

Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. 

Bir meşaiyyun var, bir de işrakiyyun var. İşrakiyyun: Önce inanıyor, sonra hikmetini araştırıyor. Meşaiyyun bunun zıddıdır. Kâinatı inceler Allah’ı bulur. Bizim sûfî mezhebimiz işrakiyyun üzerine kurulmuştur. Zahirilerle farkımız; biz cevizin içini, onlar kabuğunu yerler. 

Salât-ı vitirde kunut dualarını okuduktan sonra, rükua varmadan önce salât-ı müncine’yi okuyup, öyle rükua varınız! Zira salât-ı vitir gecenin son namazı olduğundan, günde beş vakit kıldığınız namazın sonunda, vazifeli melekler alıp, vech-i rahmana arza götürürken, Rasulullah Efendimiz, kendisi üzerine getirilen salavât-ı şerife mührünü namazların ahirinde götürdüklerinde, tereddüt etmeden Cenab-ı Hakka arz ederler; namazlarınızın kabulüne vesile olur.

Önerilen İçerik;

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.