Ömer Seyfettin Biyografisi, Edebi Kişiliği

Sayfamız Ömer Seyfettin Biyografisi ve  Edebi Kişiliği içeriklerinden oluşmaktadır. Ömer Seyfettin hakkında sizde sayfamıza bilgiler eklemek isterseniz, aşağıda bulunan yorum bölümünden bilgi ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz…

Ömer Seyfettin Biyografisi

Ömer Seyfettin, (1884-1920) Türk hikayeciliğinin büyük ismi, millî edebiyatın en önemli  kalemlerinden, Genç Kalemler hareketinin başlatıcılarından biri olarak edebiyatımızda özel bir yere sahiptir. Ömer Seyfettin’in babası bir Dağıstan göçmeni olan Ömer Şevki Bey, bir subaydır. Annesi ise ailesi İsfendiyaroğullarına dayanan bir kaymakam kızı olan Fatma Hanım.

Ömer Seyfettin’i hep yazar yönüyle anarız, fakat o aynı zamanda hayatını askerlik hizmetinde geçirmiş bir vatanperverdir. Öyleyse Ömer Seyfettin’in biyografisine bir de onun askerliğine odaklanarak bakmak yerinde olacaktır. Ölümünün 100. Yılında Ömer Seyfettin’i anarken onu çok yönlü olarak tanımaya ve anmaya olan ihtiyacımızı da böylece hatırlamış olalım. Ömer Seyfettin’in Gönen’de Mahalle mektebinde başlayan kalemle muhabbeti ömrünün sonuna kadar sürecektir. Fakat bu, pek kısa ve asker üniformasının gerektirdiği görevlerle dolu şekilde sonlanacak bir ömürdür.

Annesiyle birlikte dedesinin Kocamustafapaşa’daki konağına gelir ve eğitimine Eyüp Asker-i Baytar Rüştiyesi’nde devam eder. Daha sonra babasının sadece adını değil, mesleğini de sürdürecek kişi olarak seçilen Ömer Seyfettin, Mektep-i Harbiyye’ye kaydolunur. 1903’te ülkedeki isyan ve karışlıklıklar yüzünden bir yıl erken mezun edildi. İlk görev yeri Kuşadası Piyade Taburu’dur.

Aynı dönemde Selanik ve Manastır’daki başarılı hizmeti, isyanı bastıranlar arasında bulunması dolayısıyla liyakat madalyası verildi kendisine. Dönemin çalkantılı yapısı dolayısıyla askerliğinin yanında kavaid-i diniyye derslerinden beden eğitimi dersine kadar çeşitli görevler yaptı. Balkanlar’da isyancı çetelerle mücadele etti.

1909’da Selanik’e tayin olmasından sonra İttihat ve Terakki ile ilişkisi başladı. Tarih’e 31 Mart vakası olarak geçen isyanı bastırmak üzere İstanbul’a gelen Hareket Ordusu’nda görev aldı. İstanbul’daki gergin ve belirsiz siyasi-ideolojik atmosferde mizacına zaten uygun olmayan askerlikten uzaklaşmaya başladı.

Edebi Kişiliği

Edebî çalışmalara yöneldiği dönemde Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Bu dergi İttihat ve Terakkiciler tarafından destekleniyordu. Yeni Lisan Hareketi’ni (11 Nisan 1911) bu dergide başlatan isim olan Ömer Seyfettin, giderek dil ve kültür konularına eğildi. Daha sonra Ziya Gökalp’in desteği ile askerlikten ayrıldıysa da Balkan Savaşı’nın başlaması dolayısıyla yeniden asker üniformasını giymesi gerekti. Üst teğmen rütbesi ile Garp Ordusu’nun 39. Alayında görev aldı. Yunanlılar ve Sırplar ile savaştı ve 20 Ocak 1913’te Yunanlılara esir düştü.

Atina’da bir yıla yakın bir süre esir hayatı yaşadıktan sonra İstanbul’a dönebildi. Ailesini bıraktığı gibi bulamayan Ömer Seyfettin annesinin öldüğünü, babasının başkası ile evlendiğini ve İstanbul’dan ayrıldığını öğrendi. Cephede ve esirlikte yaşadığı büyük sıkıntılardan sonra bir de giderilemez bir yalnızlık duygusu içinde kalmıştı. Bu halet-i ruhiye içinde 1913’te askerlikten yeniden istifa etti.

Önerilen İçerik:

Kitap Önerileri 2020, En İyi Kitap Tavsiyeleri

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.