Okyanusta Çöpten Bir Kıta: İstanbul Bienali Yedinci Kıta Etkinliği

Dünyamızda nelere sebep olduğumuzu, neleri dönüştürdüğümüzün ve neleri değiştirdiğimizin farkında mıyız? İnsanın dünyaya olan etkisinin en fazla olduğu bir dönemden geçiyoruz, bilim adamları bu döneme Antraposen adını veriyor. Eski zamanlarda bir çağdan bir çağa geçmek yüzyıllar sürse de günümüzde bilim adamları yeniçağa hangi tarihte ve saatte geçileceğini bile söyleyebiliyorlar. Çünkü insanoğlunun teknoloji ile dünyayı hızla etkilemesi ki buna kelebek etkisi de denilebilir, ister istemez hızlı bir dönüşüme sebep olabiliyor.

Pekâlâ insanoğlu dünyayı nasıl etkiliyor? Son dönemlerde insanın doğaya karşı acımasız oluşu, çevre kirliliği, orman yangınları, egzoz ve fabrika dumanları, doğaya atılan plastik poşetler vs. gibi birçok faktör bunlardan sadece birkaç tanesi. Örnek vermek gerekirse; son dönemde yapılan bir araştırmaya göre her yıl dünyada 1 trilyon poşet, 500 milyon plastik şişe ve 5 milyar plastik pipet çöpe atılıyor. Bu attığımız atıklar sırasıyla önce suya, sonra nehirlere, nehirlerden denize, denizlerden de okyanuslara ulaşıyor. Peki bu plastik parçalar okyanusta eriyip gidiyor mu? Tabi ki hayır! Keşke öyle olsa ama durum hiç de iç açıcı gözükmüyor. Bu plastik parçalar okyanustaki akıntılarla sürüklenip adacık daha sonra ada haline geliyorlar, ada deyip geçmeyelim bu adalar devasa boyutlarda!

Pasifik Okyanusunda Toplanan Plastik Adası

Pasifik Okyanusunda şu anda 1,8 trilyon plastik parçadan oluşan bir ada mevcut. Yani çöp adanın km uzunluğu 3,5 milyon karelik bir alan, buna ada değil kıta denmesi daha doğru olur. Bu ada Hawaii ve Kaliforniya arasında toplanmış durumda. Bilim insanları tarafından Büyük Pasifik çöp alanı olarak tanımlanan adayı ziyaret etmek istemezsiniz! Bahsedilen bu parçaların okyanusta 700’den fazla canlı türünü etkilediği yapılan araştırmalar arasında! Evet fark etmeden nelere sebep olduğumuzu ve olabileceğimizi şimdi daha iyi kavradık di mi?

Peki bu atıklar öylece orada duracak mı? diye sorabilirsiniz. İşte size güzel bir haber, bazı kurumlar ve organizasyonlar taşın altına elini koymuş durumda. Hatta bu konuda The Ocean  Cleanup  System 001 projesini hayata geçirmiş durumdalar. Bu sistemin hedefi biraz uzun sürecek olsa da oluşan dev plastik adaları bu iş için özel tasarlanmış gemilerle temizlemek. Tabi bize de düşen görevler olduğunu unutmayalım lütfen! Elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışalım, mesela plastik ürünleri kullanmaktan kaçınabilirsiniz. Alışveriş yaparken ise bu konuda yani geri dönüşüm konusunda hassasiyet gösteren firmaların ürünlerini tercih edebiliriz.

Yedinci Kıta Temsilcisi İstanbulda

Her ne kadar bizler farkında olmasak da birileri çoktan farkına varmış olacak ki insanların çevre sorununa duyarlı olmasını sağlayacak etkinlikler düzenlenmeye başlandı bile. Bu yıl 16.’sı düzenlenen İstanbul Bienali sanatı aracılığı ile farkındalık kazandırma çabasında. Yani bu seneki Bienal’in teması “Yedinci Kıta”. Az çok hangi konudan bahsettiğini hepiniz anlamış olmalısınız. Yedinci Kıta, sanatı, insanın etkilerini, takip ettiği yolları, bıraktığı izleri ve insan-olmayanlarla etkileşimini araştıran bir antropoloji olarak tanımlıyor. Bienal ana başlığını, Antroposen çağının küresel ısınmayla birlikte en gözle görünür sonuçlarından biri olan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alıyor.  İnsan atıklarının okyanusun ortasında dünyaya yeni bir kıta kazandırdığı bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturuyor.

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...