Müzekkin Nüfus ile İlgili Sözler

Sayfa İçeriği: Müzekkin Nüfus ile İlgili Sözler ve Eşreoğlu Rumi Sözleri yer almaktadır.

Bu sayfada sizlere Müzekkin Nüfus ile İlgili Sözler hazırladık. Bu güzel sayfaya destek olmak için siz de yazı sonunda bulunan yorum bölümünden sayfamıza söz ekleyebilirsiniz.

Müzekkin Nüfus ile İlgili Sözler

Hiçi hiçe sayan ariftir.

Feryada yetişenin, feryadına yetişilir.

Allah’ın dostlarının kalpleri sınırsızdır.

Allah, dünyada ve ahirette kula ne layıksa onu verir.

Nefs-i emmâre senin köpeğindir. Aç bırak ki sana itaat etsin.

Tevekkül edene Allah kâfidir, O kendisini zikredeni unutmaz…

Allah dostlarının muradı sadece Allah’tır, başkasına gönül indirmezler.

Gönülleri zikrullah ile dirilmiş olanların, ölüm ancak bedenlerine erişebilir.

Yüreğime vurdu yârin aşkı türlü yâreler. Ona hiç etmez efsun hem devalar çareler…

Hayâ duygusu olmayan insanda, Allah korkusu da olmaz. Çünkü onun gönlü ölmüştür.

Gönül penceresine can kulağımı koydum. Dudak görmedim amma konuşulanı duydum.

Kişinin başına gelecek olanı gelmiş gibi kabul etmesi hayırlıdır. Çünkü, “Her gelecek yakındır.

İnsanların en şerlisi iki yüzlü olandır. Zira böyleleri birine bir yüzle, diğerine başka bir yüzle görünür.

Bu dünyayı sevmeye sebep, ölümü unutmaktır. Ölümü unutmaya sebep de uzak endişeler taşımaktır.

Sıratın uzunluğu 3000 yıllık yoldur. 1000 yıllık yol yokuştur.1000 yıllık yol ortasıdır.1000 yıllık yol da iniştir.

Gözünü aç, son pişmanlık fayda etmez. Başkalarının ayıplarını ve günahlarını araştıracağına, otur kendi ayıplarını ve günahlarını düşün de adam olmanın yollarını bul!

Bu âlemde hayvan gibi yürümek insana yakışmaz. İnsan sadece şekilden ibaret değildir. İnsan olmaktan maksat güzel ahlâktır, edeptir, marifetin olgunluğuna ulaşmaktır.

Hak Teâlâ’nın adaleti mahşer günü şöyle olur: Sonbaharda ağaçların yaprakları birbirinin üzerine dökülür. Alttaki yapraklar, üstteki yapraklardan, altta kaldıkları sürenin hakkını alırlar.

Allahû Teâlâ’dan kork ve Resulünden utan. Ağzına geleni söyleme, bizi mihnete bırakma! Ne zaman ki, sen Hak’ka ve halka doğru olursan, bizlerde doğru oluruz. Ey dil! Doğru dur, sakın eğilme, yoksa hem kendin cehennemde yanarsın hem de bizleri yakarsın…

Kim ki dost yolunda terk-i can eder, Dost ana didarını ihsan eder… Kim bu fâni dünyayı terk eylese, Dost, ebet mülke ânı sultan eder. Eşrefoğlu Rûmî can terk edeli, Her nefes dost iline cevlân eder…

Eşrefoğlu Rumi Sözleri

Bu devirde bizlere de uzlet ve inziva lazımdır.

Cahile ne kadar çok anlatılırsa, sorun o kadar çok büyür.

Hak teâlâ kişinin fiilini, sıfatını ve zatından fâni kılıp kendi sıfatı ve zatı ile bâki kılar.

Gönlümün bir köşesinde Arş-ı Rahman gizlidir Katremin bir kartesinde bahr-ı umman gizlidir…

Güzel huylardan biri şudur; Dünyada hiçbir yaratılmışı incitmemeli, incinmesini istememelidir.

Şunu bilmiş ol ki gönül bir sebeptir. Asla gevşememesi gerekir. Nefis çok uyanıktır. Hiçbir zaman uyumaz.

Herkesin halli halince marifeti ve marifetten nasibi vardır:”Ka’inatta bulunan her şey, O’nun birliğinin delilidir.

O, ne güzelliktir ki cilvesi yüz ve gönül hicabını yakar. O, ne nurdur ki onun parıltısı iki cihanın karanlığını giderir.

Sen yola girdiğinin iddiasında bulunursun lakin nefsinin isteklerinden vazgeçmezsin. Nerede kaldı nefsini, canını bu yolda feda etmek.

Hakk’ı isteyene şu gerektir: Önce nefsin sûretini bilecek, sıfattan manâya geçecek, oradan da Hakk’ın marifetine ulaşacaktır.

Şimdi, bilmiş ol ki kalbin iki kapısı vardır: Bir kapısı (Havâs) hissedici kuvvetler, duygular âlemine açılır. Bir diğer kapısı da gayblar âlemine açılır.

Eski yarem var idi yürekte açıldı yine. Yer yüzüne kanlı yaşım yine saçıldı yine. Yüreğimin şerha şerha yareleri bitmedi. Noldu yine noldu yine yare açıldı yine

İnsanda kemâl odur ki, nefsini bilmeli, kötü huylarını ve çirkin ahlakını görmeli, güzel ahlak ile ahlaklanmalı ve nefsini “irci’iy hitabina kabiliyet kazandırmalı ve marifet- i hak hasıl olmalıdır. İnsan olmaktan maksat, mârifet-i hak hasıl etmektir…

Kardeşim, sana nasihatim olsun: Dünyadan kaç, dünyanın ardına, azına çoğuna tamah eyleme. Yeteri kadar dünyalıkla kanaat et. İzzet kanaattedir. Aşağılık tamahkârlıktadır. Şöhreti de terket. Şöhret ve makam tutkusuna kapılırsan büyük bela ve musibetlere uğrarsın. Kibirli olma. Hak Teâlâ kibirli olanları sevmez.

Kabir azabından kurtulmak için şu dört şeye devam edin:

1-Beş vakit namazını vaktinde ve cemaatle kıl, hiç kaçırma.

2-Bildiğin kadar Kur’an’ı Kerîm oku.

3-Devamlı olarak sadakayı eksik etme.

4-Salâvat-ı Şerife’ye devam et.

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.