Hasan Sabbah ile İlgili Sözler-Alamut Kalesi Sözleri

Bu sayfamızda Hasan Sabbah ile İlgili Sözler, Alamut Kalesi Sözleri ve Hasan Sabbah Sözleri bulacaksınız. Birçok usta oyuncunun da kadrosunda yer aldığı Uyanış Büyük Selçuklu dizisinde Gürkan Uygun’un canlandırdığı önemli karakterlerinden biri olan Hasan Sabbah vatandaşlar tarafından merak konusu oldu.

TRT ekranlarında yeni yayın hayatına giren “Uyanış Büyük Selçuklu” dizisi ile tekrar gündeme gelen Hasan Sabbah vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. İşte Hasan Sabah ile İlgili Sözler, Alamut Kalesi Sözleri…

Hasan Sabbah ile İlgili Sözler

Duvarlar dahi yok olur da düşünceler yok olmaz. – Alamut’un Piri Hasan Sabbah, Ahmet Haldun Terzioğlu

İnan bana, onun kalesi cennetin kapısı olsaydı, ben cennetten vazgeçerdim! O sahte sofu inine ayağımı atmam! -Ömer Hayyam

Ben dostlukların menfaate dayandığını biliyorum. Bazı insanlar sadece alırlar, vermezler. -Hasan Sabbah – Alamut Kalesi, Mert Hüseyin Ergül

Daha gelip rahat etmemiş olan bir iş için neden bu kadar düşünür ve keder edersin? Sen zevkine bak, dünyayı gönlüne dar etme; zira düşünmek ve keder etmekle, insanların rızkı ne azalır ne de çoğalır…” -Hasan Sabbah – Alamut Kalesi, Mert Hüseyin Ergül

Hasan Sabbah, konuklarına ağaçları her zaman çiçekli, meyveleri her zaman olgun, kadınları hep bakire olan cennete götüren bir ot (haşhaş) yediriyordu. -Oysa bu mutlu insanların gerçek sandıkları şey bir “düş”tü! – Monte Cristo Kontu –Ciltli, Alexandre Dumas

Sizler bu dünya için değil ahiret için yaratıldınız. Denize atılmakla tehdit edilen bir balık korkar mı hiç?” İşte Hasan Sabbah’ ın başarısının altında yatan temel. Korkmamak fakat korkutmak. -Alamut’un Efendisi Hasan Sabbah ve Haşhaşiler, Kürşad Berkkan, Kürşad Berkkan

Düşmanınızı öldürmek için hızlı davranmanıza lüzum yoktur, onu en elemli şekilde öldürmek istiyorsanız ondanmış gibi gözüküp sabırla zamanı gelene dek bekleyip, acıların en büyüğünü ona yaşatarak öldürün. -Alamut’un Efendisi Hasan Sabbah ve Haşhaşiler, Kürşad Berkkan, Kürşad Berkkan

Bâtınîlerin Hasan Sabbah’ı Tanrı olarak tanıdıkları söylenir… Alamut’ta yapay bir cennet yaptığı, müritlerinin haşhaş çekerek kendilerini cennette sandıkları da rivayet edilir. Hatta kendisine taparcasına saygı gösterildiği de bu rivayetler arasında sayılmaktadır. Bunların hepsi uydurulmuş yalanlardan başka bir şey değildir. -Hasan Sabbah – Alamut Kalesi, Mert Hüseyin Ergül

Hasan Sabbah’ın torunu olan Rükneddin hürşah kalesinde yılların biriktirdiği sayılı eserleri bulunduruyordu. İnsanların nasıl hakimiyet altına alınabileceğinin yazılı olduğu ve zihinlerin nasıl eğitim verilerek okunabileceğinin yazıldığı binlerce eseri Alamut kalesinin kütüphanesinde saklıyordu. Bu olayın daha uzun yıllara yayılmaması ve bu dervişlerin eserlerini yok etmek için Hülagü en yakın nökeri olan ketboğan’a şöyle dedi; “Alamut bir sonraki dolunayda düşecek. Kaledeki ilmi eserlerin dışındaki kitapları yaktır. Yaktır ki, insanlar onları okuyarak yollarını şaşırmasınlar.” – Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras

Hasan sabbah’ın bitkilere büyük bir tutku duyduğu, onların şifalı etkilerini olduğu kadar, yatıştırıcı veya uyarıcı özelliklerini de inanılmayacak kadar iyi bildiği doğruydu. Kendisi de binbir çeşit ot yetiştiriyor ve hastalanan müritlerine tedavi ediyor, sağlıklarını düzeltecek şuruplar hazırlıyordu. Müritlerinin beynini etkinleştirip öğrenmeye daha açık kılmak için hazırladığı bir reçetesi de biliniyordu. Havanda dövülmüş cevizi bal ve kişnişle karıştırarak hazırlanan bir macundu bu. Bir tür alternatif tıptı söz konusu olan rivayetlerin tüm inatçılığına ve cazibesine karşın, gerçekleri kabullenmek gerek: haşşaşinlerin başvurduğu tek uyuşturucu, son derece bağnaz bir imandı. Öğretilerin en katısı, örgütlerin en etkilisi, görev dağılımlarının en sıkısı tarafından sürekli pekiştirilen bir iman. -Semerkant, Amin Maalouf

Hasan Sabbah ile İlgili Sözler devam ediyor…

Fedailerin Kalesi Alamut Kalesi Sözleri

Bu bölümde 2012 yılının mart ayında yayın hayatına giren Viladimir Bartol (Çevrimen: Ender Nail) Fedailerin Kalesi Alamut Kitabından Sözler Derledik…

Cesur ol ve içindeki bu direnci kır.

Biraz ciddiyetin kimseye bir zararı olmaz.

Kimse gördüğü rüyadan dolayı suçlanamaz.

Bilinç seviyesi ne kadar düşerse fanatiklik de o ölçüde artar.

Bana hakaret ederek kendi kusurlarını örtebileceğini mi sanıyorsun?

Tüm korkularından sıyrıl ve büyük bir güvenle yürü! Kaderimiz Allah’ın elindedir.

Oku, dünyayı tanı. Hiçbir şeyden korkma. Her türlü önyargıdan uzak dur. Hiçbir şeyi aşırı yüceltme gözünde. Hor da görme. Her şeyi araştır. Cesur ol.

Eğer birisi insanları kullanmak, onları sadece bir araç olarak görmek istiyorsa, yapacağı en iyi şey onların sorunlarına uzak durmaktır. Büyük kararların arifesinde ise kalbin sesine kulak vermemelidir.

Şimdiye dek hükümdarlar birbiriyle hep orduları vasıtayla savaştı. Toprak almak, düşmanları alt etmek için de orduya ihtiyaç duydular. Bir karış toprak için binlerce askerin öldüğü savaşlar yaşandı…

İnsan dünyadaki en garip yaratık,” diye mırıldandı. “Kartallar gibi uçmak istiyor ama kanatları yok. Aslan gibi güçlü olmak istiyor ama pençeleri yok. Ne kadar kusurlu yaratmışsın bizi Allah’ım. Bir de yetmezmiş gibi bizlere kendi acizliğimizi idrak etme gücü vermişsin.

İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kâinatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp, onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey zamanın ve mekânın tutsaklığı haline getirir.

Kâinat benim için artık bomboş bir haritadan ibaretti. Ve bu haritanın ortasında küçücük bir leke vardı. Gezegenimiz. Bu lekenin üzerinde de küçücük bir siyah nokta bulunuyordu. Ben. Bildiğim teki şey oydu. Haritanın geri kalan beyaz kısmından feragat ettim. Artık bu küçük lekeyi araştırmalı, boyutlarını kavramalı… Sonra hükmedecek güce kavuşmak için çabalamalı diye düşündüm. Almaçlarım, arzularım doğrultusunda hükmetmeliydim ona. Ama yalnızca bu küçük noktaya. Yoksa Allah’la boy ölçüşmeye kalkan birinin dibi boylayacağının bilincindeydim.

İnsanın ruhu, zihni ve tutkuları eğer o büyük engel olmasa bir kartal misali uçmasını sağlayabilirdi. Bu büyük engel tüm zaaflarıyla kendi vücudumuzdur…peki neden? Çünkü bedenimiz miskinliğe ve rehavete meyillidir. Hedefe giden yolda karşılaştığımız zorluklar onu korkutur. Basit tutkuları yenip, ruhumuzu sınırlarından kurtarıp özgürleştirmek talimlerimizin ana amacını teşkil eder. İradeyi güçlendirmek onu nihai ve işe yarar bir hedefe yönlendirmek. Bu büyük maharet isteyen şeyi yapmanın yegâne yolu da kişinin kendi kendini kurban etmesidir. Ancak o vakit kendi bedeninin zayıflıkları içine sıkışmış binlerce insandan ayrılıp kendi bedeni ve zayıflıkları konusunda ustalaşmış kişilere dönüşebilir. Hedefimiz budur!

“Ne kadar harika!”
“Evet, güzeldir. Ama özgürlük burada olmaktan çok daha güzeldir.”
“Özgürlük mü dedin? Burada özgür değil miyiz ki?”
“Sen kadın olduğun için anlamıyorsun. Sana şu kadarını söyliyeyim; çölde açlıktan ölmekte olan bir çakal kafesteki karnı tıka basa tok bir aslandan çok daha mutludur.”

****

“Eğer olsaydı bir kuş misali kanatlarım…”
“Hep güneşe uçardım.”
“Ve sabah çiğinin peşinde koşardım.”
“Uzatırdım elimi gariplere.”
“Mırıldanırdım onlara her türden ezgilerle.”
“Ve adardım kendimi doğruluğu beklemeye.”
“Böylece seninle ben uçarak cennete yükseliriz.

Hasan Sabbah ile İlgili Sözler bitti… Sizde sayfamızda yer almasını istediğiniz Hasan Sabbah ile ilgili sözleri ya da Hasan Sabbah hakkında düşünce ve yorumlarınızı hemen aşağı kısımda bulunan bir cevap yaz bölümünden bırakabilirsiniz.

Not: E-posta ve İnternet Sitesi bölümlerini doldurmak zorunlu değildir.

Okumanız Tavsiye Edilir.

İnsan Vücudu Hakkında İlginç Bilgiler 2020

Bunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.