En Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri Sözleri

En Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri ve Sözleri, Duygusal, Etkileyici, Romantik Cahit Sıtkı Tarancı Aşk Şiirleri ve Sözleri, Cahit Sıtkı Tarancı Bütün Şiirleri, Cahit Sıtkı Tarancı En Sevilen Şiirleri, Cahit Sıtkı Tarancı Ünlü Şiirleri, Cahit Sıtkı Tarancı Uzun Şiirleri, Cahit Sıtkı Tarancı Desem Ki Şiiri, Cahit Sıtkı Tarancı Abbas, Otuz Beş Yaş, Memleket İsterim, Gün Eksilmesin Pencerenden Şiiri. Cahit Sıtkı Tarancı Kısa Sözleri ve Şiirleri

En Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri ve Sözleri hakkında sizlere geniş bir arşiv hazırladık. 4 Ekim 1910’da doğan ve 13 Ekim 1956’da hayatını kaybeden Cahit Sıtkı Tarancı, Türk edebiyatının en önemli şairleri arasında gösterilir. (Duygusal, Etkileyici, Romantik Cahit Sıtkı Tarancı Aşk Şiirleri ve Sözleri) ve (Cahit Sıtkı Tarancı Bütün Şiirleri) ünlü şairi anmak için bir araya getirildi. (Cahit Sıtkı Tarancı En Sevilen Şiirleri) şiir severlerce her zaman ilgi ile takip ediliyor. (Cahit Sıtkı Tarancı Ünlü Şiirleri) sosyal medyada paylaşılıyor. (Cahit Sıtkı Tarancı Uzun Şiirleri) hangileri? Cahit Sıtkı Tarancı Desem Ki Şiiri, Cahit Sıtkı Tarancı Abbas, Otuz Beş Yaş, Memleket İsterim, Gün Eksilmesin Pencerenden Şiiri. (Cahit Sıtkı Tarancı Kısa Sözleri ve Şiirleri)  sizler için bir araya getirildi. İşte En Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri ve Sözleri

Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri Sözleri

Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri Sözleri

Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri Sözleri

ABBAS

Haydi Abbas, vakit tamam;

Akşam diyordun işte oldu akşam.

Kur bakalım çilingir soframızı;

Dinsin artık bu kalb ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;

Tam kenarında havuzun.

Aya haber sal çıksın bu gece;

Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,

Göster hükmettiğini mesafeye

Ve zamana.

Katıp tozu dumana,

Var git,

Böyle ferman etti Cahit,

Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;

Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

 

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim.

Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim;

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

Hatırası bile yabancı gelir.

Hayata beraber başladığımız,

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç farkettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

Her yıl biraz daha benimsediğim.

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?

Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında.

 

GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN

Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne halden anlayan bulunur;

Ah aklımdan ölümüm geçer;

Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:

– Pervam yok verdiğin elemden;

Her mihnet kabulüm, yeter ki

Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı Tarancı Aşk Şiirleri ve Sözleri

Romantik Cahit Sıtkı Tarancı Aşk Şiirleri ve Sözleri

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

 

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

 

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

 

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

 

KARASEVDA

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür dönedolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir

 

ÇOCUKLUK

Affan Dede’ye para saydım,

Sattı bana çocukluğumu.

Artık ne yaşım var, ne adım;

Bilmiyorum kim olduğumu.

Hiçbir şey sorulmasın benden;

Haberim yok olan bitenden.

 

Bu bahar havası, bu bahçe;

Havuzda su şırıl şırıldır.

Uçurtmam bulutlardan yüce,

Zıpzıplarım pırıl pırıldır.

Ne güzel dönüyor çemberim;

Hiç bitmese horoz şekerim!

 

DESEM Kİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,

Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,

Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,

Sende tattım yemişlerin cümlesini.

 

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!

Desem ki…

İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin, bahçemde bahar;

Ve soframda en eski şarap.

Ben sende yaşıyorum,

Sen bende hüküm sürmektesin.

Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,

Şayet sesimi farkedemezsen,

Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,

Bil ki ölmüşüm.

Fakat yine üzülme, müsterih ol;

Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

Ve neden sonra

Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,

Hatırla ki mahşer günüdür

Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı Tarancı Ünlü Uzun Kısa Şiirleri

Cahit Sıtkı Tarancı Ünlü Uzun Kısa Şiirleri

Ünlü Güzel Anlamlı Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri Sözleri

DENİZ

Bu akşam vakti deniz,
O bütün hasretimiz,
Sanki gelmiş de dile,
Nedametin sesiyle,
Çarparak kayalara,
Yetmez mi, diyor deniz,
Karada çektiğiniz?

 

MİSAFİR

Bir gece misafirim olsan yeter,

Dolar odama lavanta kokusu;

Soğur sevincinden sürahide su.

Ay pencerede durup durup güler.

 

Havva kızlarının en dilberini

Görsün diye aya karşı soyunsan!

Okşasam, öpsem, koklasam bir zaman,

Vücudunun ürperen her yerini.

 

Teneffüs eder gibi seviştikçe,

Doğacak çocuğum aklıma gelir;

Şiir söylerim saadete dair,

Odama misafir olduğun gece.

 

BİR UMUT

Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin;
Yitirmişsin neyin varsa birer birer.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut…
Onlar da neredeyse gitti gider.

Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara.
Suyu mu çekilmiş bulutların?
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.

Taşlara düşen saat gibi,
Ne artı, ne eksi.
Bir sağlık, bir sevinç, bir umut
Hikaye hepsi.

 

AH İSTANBUL (ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL)

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime…
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama…
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…

 

BİZ NERDEYİZ SEVGİLİM?

Gecesi benden, mehtabı senden

Bir bahçesi var ki aşkımızın,

Mevsimlerdir dolaşırız, bitmez.

 

Kim demiş ki zamanla gül solar?

Bülbül hiç yorulur mu türküden?

Dilbersin işte, delikanlıyım.

 

Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel!

Herhalde yeryüzünde değiliz;

Sahiden biz nerdeyiz sevgilim?

Cahit Sıtkı Tarancı En Sevilen Şiirleri

AŞK İLE

Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut

Unut diyor o güzel günleri unut

Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman

Kuşlar av peşinde balıklar pusuda

Çok gerilerde kalmış çıktığım liman

Yok görünürde sığınacak bir ada

 

Baktım ki musibet gün gelip çatmış

Yolcusunda tayfasında şafak atmış

Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim

Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi

Aşk ile koskoca dağları düz ettim

Avladım sonunda o civân kekliği

 

KAR VE HATIRALAR

Kar yağıyor, yine kar, yine kar, yine mahşer gibi kar.

Sanki güller içinde gülen taze kadınlar,

Bana beyaz buseler, beyaz buseler yollar;

Sanki güller içinde gülen taze kadınlar.

 

Bir rüya görür gibi gözümde sevinçler var.

Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar;

Sanırım ki uçuyor gözümde hatıralar.

Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar…

 

CAN YODAŞI

Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın,
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine musavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağac yaprak verir, sır vermez rüzgara
Ve kış yaz,
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman.

 

AKROSTİŞ

Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar.

Elden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var.

Dünyada aşkımız ölüm gibi mukadder.

İnan ki bir daha geri gelmez bu günler.

Âlemde bir andır bize dost esen rüzgâr.

 

DÜŞTEN GÜZEL

İlktir baharın gönlümce geldiği

İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum

Bir gerçek içindeyim düşten güzel

Sevdiğim gülüyor yanı başımda

 

 

Aşkından talihimin düzeldiği

Sen gökte ararken yerde bulduğum

Bir sende gördüm ince ruh ince bel

Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı Tarancı Ünlü Şiirleri

ÖMRÜMDE SÜKUT

Çıngıraksız, rehbersiz deve kervanı nasıl,

İpekli mallarını kimseye göstermeden,

Sonu gelmez kumlara uzanırsa muttasıl,

Ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden,

 

Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika,

Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.

Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,

Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!

 

GÜN OLUR Kİ

Gün olur ki ne gökyüzü para eder,

Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.

Gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,

Hiçbir sey insanı sarmaz, kandıramaz;

Her çeşmeden boş döner, elindeki tas.

Gün olur ki çıldırmak işten değildir.

 

BİR ŞEY

I.

Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi

Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor

Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi

Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor

 

Bir şey ki gözünüzde memleket kadar aziz

Aşk ettiğimiz kendimize dert ettiğimiz

Adını çocuklarımıza bellettiğimiz

Bir şey ki hasretine dayanılmıyor

II.

Bir şey daha var yürek acısı

Utandırır insanı düşündürür

Öylesine başka bir kalp ağrısı

Alır beni ta Bursa’ya götürür

 

Yeşil Bursa’da konuk bir garip kuş

Otur denmiş oracıkta oturmuş

Ta yüreğinden bir türkü tutturmuş

Ne güzel şey dünyada hür olmak hür

 

Benerci Jokond Varan Üç Bedrettin

Hey kahpe felek ne oyunlar ettin

En yavuz evlâdı bu memleketin

Nazım ağabey hapislerde çürür.

 

SEVDALI

Gönül sende, göz yolda kaldı;
Ne postacı semtime uğrar,
Ne turnalar selâm getirir;
Vefasız çıktın Beşiktaşlım.

Katlanmaksa katlanıyorum,
Kimselere belli etmeden.

İyi kötü bir iş tutmuşum;
Acısı tatlısı hepsi bir.
Ha Ankara, ha Çemişkezek;
Senden uzak olduktan sonra.

Nerde olsa yaşıyor insan;
Nerde olsa bir gün ölmek var.

Sen ilk aşkım, ilk göz ağrımsın;
Dünyalara değişmem seni.
Keyfimden uçtuğum oluyor,
Rüyama girdiğin geceler.

Bayram sabahı bile olsa,
Sensiz doğan günü n’eyleyem…

Cahit Sıtkı Tarancı Uzun Şiirleri

RÜYAMIZ

Bir havuz kenarında yan yana oturmuşuz;
Bu su bizim gölgemiz,biziz şeffaf ve temiz.
Su sesine uyarak bir şarkı tutturmuşuz,
Açılan güller gibi suda gönüllerimiz.

Ne vakitten beridir burada oturmuşuz?
Dünden, hatta bugünden bile yok haberimiz.
Yaşamanın en güzel noktasında durmuşuz,
Bir huzur ahengine dalmış gönüllerimiz.

Uyanabilir miyiz sanki böyle rüyadan?
Asırlar kadar uzun,müphem ve tatlı bir an,
Biz o kadar sarhoşuz, o kadar sarhoşuz biz!

İşte gözlerimizde bu suyun derinliği,
İçimizdedir işte bu suyun serinliği;
Biz o kadar, o kadar birbirimiziniz.

 

BEN AŞK ADAMIYIM

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,

Bineceğim son gemi değil midir

Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.

Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,

Derdim ki: “Elbet bir ağlayanım olur benim de;

Ramazan geceleri Yasin okuyanım,

Baharda kabrime menekşe getirenim de.”

 

Fakat bütün bunlar da olur,

Yine tasa etmem,

Yine kırılmam kimseye.

Ben aşk adamıyım,

Sevmeye geldim insanları,

Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;

Hesapsız, karşılıksız,

Ayrılık gayrılık gözetmeden.

Gün gelip gidersem şayet,

Öyle severekten gideceğim ki,

Karanlık kıyılardan bile olsa,

Candan selamlarım,

Civarımdan geçecek gemileri;

Güneşli gemileri;

Şarkılı gemileri;

İçlerinde kendim varmışım gibi!

 

ÖLÜMDEN SONRA

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.

Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.

Nasıl hatırlamazsın o türküyü,

Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,

Alıştığımız bir şeydi yaşamak..

 

Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;

Yok bize arayan, soran kimsemiz.

Öylesine karanlık ki gecemiz,

Ha olmuş ha olmamış penceremiz;

Akarsuda aksimizden eser yok.

 

DEĞİŞİK

Sen her gün başka bir güzel olsan

Ben her gün başka bir âşık

Her göz göze gelişimizde

Yıldırımla vurulmuş gibi olsak

Yepyeni bir aşk olsa aramızdaki

Her seferinde

Ne harika olurdu yaşamak

Hele evlilik

Sen her gün başka bir güzel olsan

 

Cahit Sıtkı Tarancı Kısa Sözleri ve Şiirleri

BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor.

Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu,
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmış,
İki elim yanıma getirilmiş,
Hareketsiz,
Sükûta râmolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Kalkmalıyım,
Dolaşmalıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim,
Gölgelerin boyundan,
Saatin kaç olduğunu…
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca,
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmiş günleri hatırlamalıyım,
Dalıp dalıp akarsuya,
Hayaller kurmalıyım,
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı,
Selâm almalıyım;
Robenson’u düşünmeliyim,
Garipliğini:
Şükretmeliyim
İnsanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

 

AKŞAM VAKTİ

Neden öyle sessiz duruyorsun öyle?
Şarkın mı tükendi dersin, biten günle,
Yoksa gün mü bitti şarkınla beraber?

Çığlıklar, içinde can verdiği bu an,
N’olur, gözlerine geceler dolmadan,
Bana altın gibi bakışlarını ver…

BAYRAM YEMEĞİ

Korkarım felekte bir gün

Bir bayram yemeğinde.

Anam, babam gibi kardeşlerim de,

En güzel dalgınlığında ömrün.

Beni gurbette sanıp

Keşke gelseydi bu bayram

Diyecekler.

Ve birdenbire yürekler,

Aynı acıyla yanıp

Hepsinin gözleri yaşaracak.

Öldüğümü hatırlayarak.

 

GECE

Âlemde gündüz gönlüme işkencedir;
Bence bayram ufukta gün bitincedir.

Günün geçit vermez karlı dağlarını
Sanki sihirbaz bir el eritincedir.

Bütün gün beklediğim bahar ki gece,
Gökte yıldızların da ümidincedir.

Yollar, yollarda nihayet içime denk,
Sonsuzlaşarak başı boş gidincedir.

Ben ister güleyim, ister ağlayayım,
Sesimi yalnız kendim işitincedir.

Âlemde gündüz gönlüme işkencedir;
Bence bayram ufukta gün bitincedir.

Unutulmaz Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri ve Şiirleri

SERENAD

Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan?

Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor.

Bir gülüşündür gençliğimi döndürdü yolundan;

Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor.

 

Güzelsin ya, ne olursan ol, girdin hikayeme;

Çok değil evi barkı terkedip sana uyduğum,

Ancak sen tazelikte gül yarışır pencereme;

Uykusuz gecelerimde kokusunu duyduğum.

 

İğil bak suya, ordadır güzelliğin, gençliğin;

Sen gel beni dinle, günlerimiz heba olmasın.

Yorgun başımı göğsünde emniyette bileyim;

Artık taslarımız ayrı çeşmelerden dolmasın.

Önerilen İçerik: En Güzel Orhan Veli Şiirleri

TREN

Nereye bu gece vakti?
Güzel tren, garip tren?
Düdüğün pek acı geldi,
Hatıra neler getiren.
Çok mudur mendil sallamam;
Her yolcu az çok aşinam,
Haydi, yolun açık olsun;
Geçtiğin köprüler sağlam,
Tüneller aydınlık olsun.

 

HER GECE Mİ UYKUSUZLUK?

Her gece mi bu uykusuzluk!
Hele saatin tıkırtısı!
Ya karasinek düşünceler!
Çıldıracağım bu gidişle;
Yatak değil sanki cehennem.

Deliksiz bir uykuysa vaadin,
Günün dolmuş veya dolmamış,
Gençliğime filan bakmadan,
Derhal gelebilirsin ölüm;
Kapı açıktır, lamba sönük.

 

VAR

Ağacı kıskanırım
Yemiş yüklü dalı var,
Bahar olsun, güz olsun
Ne güzel masalı var.

İmrenirim arıya
Petek petek balı var
Konduğu çiçeklerin
Pembesi var, alı var

 

YALNIZLIK

Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü,
Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.

Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar;
Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?

 

 

Bunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.