Evliya Çelebi Sözleri

Sayfamızda asıl adı meşhur seyahatnamesi ile ünlü gezgin, derviş Evliya Çelebi Sözleri bulacaksınız. Evliya Çelebi 1611 yılında İstanbul Unkapanı’nda doğdu. Yılında İstanbul’un Unkapanı semtinde dünyaya gelmiştir. Evliya Çelebi, Seyahatnamesin de gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi’nin 10 ciltlik Seyahatnamesi, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyat açısından önemli bir yere sahip olmuştur. 42 yıl boyunca yaptığı seyahatleri 10 cilt olan Seyahatname eserinde ele almıştır. Bu seyahatler tarihleri ve kitabındaki cilt numarası sırasıyla şunlardır:

1630- İstanbul ve çevresi
1640- Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Azerbaycan
1640- Suriye, Filistin, Ermenistan ve Rumeli
1655- Doğu Anadolu, Irak ve İran
1656- Rusya ve Balkanlar
1663/1664- Macaristan’da askeri seferler
1664- Avusturya, Kırım ve ikinci kez Kafkaslar
1667-1670- Yunanistan ve ikinci kez Kırım ve ikinci kez Rumeli
1671- Hac için Hicaz, Mekke ve Medine
1672- Mısır ve Sudan

Evliya Çelebi Sözleri

Evliya Çelebi Sözleri

Evliya Çelebi Sözleri

Seyahat Ya Rasullallah…

Ekili tarlaya basma!

Evden eve söz taşıma.

Davetsiz bir yere gitme!

Besmelesiz yemek yeme.

İyilik eden elbette iyilik bulur…

Kimsenin payına/hakkına göz dikme.

Her zaman geniş kalbli ve hoş meşrep ol.

Çünkü Allah’ın âdetidir, güneş doğudan doğar.

Her mecliste duyduğun şeyleri/sözleri aklında tut.

Evliya Çelebi, Bursa’dan bahsederken “ruhaniyetli bir şehirdir” der.

Suyu ve havası, güzel yayla yeridir. Ahalisi gayet sağlam yapılıdır. (Bolu-Gerede)

Hz. Âdem’ in yeryüzüne inişinden sonra ilk defa tarihi olayları kaydeden İdris Aleyhiselamdır.

Dört minare, üçer şerefeden on iki tabaka eder. Bu da 2. Selim Han’ın 12.Osmanlı padişahı olduğuna işarettir. (Selimiye Cami)

Tövbenin başının ne olduğu sorusuna cevap: İhlastır. Yani kendini Allah ile canına arı etmektir ki, bütün yasak ve haramlardan kaçınıp, herkese iyilik etmekle bu güzel huy elde edilir.

Evliya Çelebi, Bursa çeşmelerinden uzun uzadıya bahsettikten sonra sözü ‘ Velhasıl Bursa sudan ibarettir’ diyerek bitirir.

Evliya Çelebi Seyahatname ’sinde; Bosna halkının nitelik ve güzelliklerini anlata anlata bitiremez. Bosna’nın doğası kadar insanların boyu posu, yüz güzellikleri de dünyayı gezen seyyahı büyülemiştir.

Fırat’ın Erzurum civarındaki kaynağının adı Dumlu’dur. Efsaneye göre bu kaynak adını, bölgenin kâfirlere ait olduğu dönemde buraya yerleşmek üzere Horasan’dan gelen bir evliyadan alır; evliya Dumlu su kaynağının “dünyevi” değil, “ilahi” olduğunu o fark eder. Kaynağın cennetten geldiğine inanılır ve özel bir kültün konusudur. Efsaneye Evliya Çelebi’nin seyahat notlarında da rastlanır. Birçok gölün mucizevi bir biçimde bir tek kaynaktan oluşumu Bin- Göl “Bin Göller” efsanesinde açıklanır.

Evliya Çelebi Seyahatname ‘de kış soğuğu ile meşhur Erzurum’u yöre halkından duyduğu hikâye ile anlatır:
“Erzurum’da kış öyle sert olur ki insanların dilinde bir darbımeseldir ki (hikayedir) bir dervişe sorarlar:
– Nereden gelirsin?
-Kar rahmetinden gelirim, der.
– O yer hangi diyardadır? derler.
-Soğuktan Ere-zulüm olan Erzurum’dur, der.
– Orada kışa rastladın mı hiç? derler. Derviş:
– Vallahi on bir ay yirmi dokuz gün orada kaldım, bütün halkı yaz gelecek dediler amma ben görmedim, der.

Hoş geldin Bursa Seyyahı

Bir gün “Hoş geldin Bursa seyyahı, sefa getirdin” dedi babam. Oysa benim nereye gittiğimi kimse bilmiyordu. Ya da ben öyle zannediyordum. “Babacığım! Bu fakirin Bursa’da olduğunu nereden bildiniz?” deyince babam:

Sen 1050 senesi Muharrem ayında kaybolduğun gece, ben nice etkili dualar okudum. O gece rüyamda seni gördüm. Bursa’da, Emir Sultan Tekkesi’ndeydin. Ağlıyordun. Gezi için izin istiyordun. O gece nice canlar, sana izin vermem için bana yalvardı. Ben de izin verdim. Birlikte Fatiha okuduk. Bak oğlum, bundan sonra sana bol bol seyahat görünüyor anladığım kadarıyla. Ama öğüdümü dinle, dedi. Elimden tutup ayağa kaldırdı. Sağ eliyle sol kulağımı bükerek:

Oğul! -Sakın ola besmelesiz yemek yeme. Adam yoksul olur. Sırrın varsa en yakınına bile söyleme. İyi adını kötüye çıkarma. Kötüye yoldaş olma. Zararını çok çekersin. Sen daima ileri yürü! Gözüm benim, geri kalma. Ekili tarlaya basma. Dost payına göz dikme.Bir şey koymadığın yere el uzatma. İki kişi konuşurken dinleme. Ekmek ve tuz hakkını gözet. Davetsiz bir yere gitme. Gidersen, güvendiğin yere, dürüst kimseye git. Sır sakla. Topluluklardan duyduğun sözleri aklında tut. Evden eve söz taşıma. Dedikodu etme, ahlaklı ol. Herkesle iyi geçin. İnatçı ve kötü sözlü olma. Yaşlılara saygı göster. Senden büyüklerin önünde gitme. Her zaman temiz ol. Haram ve yasak olan şeylere yaklaşma. Beş vakit namazını bırakma. İlim ve erdeminle meşhur ol. 

Oğul! Büyük adamlarla, vezirlerle beraber olursun. Dünya için bir şey isteme ki kendinden nefret ettirme. Eline geçen malı boş yere harcama. Tutumlu ol ki kimseye muhtaç olma. Su uyur, düşman uyumaz. Uyanık ol. Allah yardımcın olsun. Bu öğüdümü kulağına küpe et, deyip enseme bir pehlivan tokadı vurmasın mı? Evliya Çelebi Sözleri devam ediyor…

–Yürü! Sonunda hayır ola! Fatiha, dedi. Tokadın etkisinden kurtulup gözlerimi açınca evimizin içi nurla dolmuştu. Hemen babamın elini öptüm. Bana on iki kitap hediye etti. Bir miktar da para verdi. – Yürü! Ne tarafa istersen gidebilirsin. Ama gurbet elde tedarikli ol, cömert ol. Dertlilere yardım et.
Alnımdan öptü. Kalp gözüm açılmıştı. Heyecanlanmıştım, sevinmiştim. Ertesi gün, İzmit’e doğru yola çıktık.

Seyahatname’nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına, çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, oyuncularından, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi’nin eseri dil bakımından da önemlidir.

Evliya Çelebi’nin Seyahatname‘si çok ün kazanmasına rağmen, ilmi bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır.1682’de Mısır’dan dönerken yolda ya da İstanbul’da öldüğü sanılmaktadır. Ölüm yeri ve mezarı bilinmemektedir. Kabri bir ihtimal, şimdi Lohusa Sultan Türbesi yanındaki Meyyit Mezarlığı’nda, ailesi yanındadır.

Ölmeye Gidilen Şehir: Varanasi

Bunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.