En Güzel Anlamlı Haziran Ayı Şiirleri

En Güzel Anlamlı Haziran Ayı Şiirleri, Ünlü Haziran ile İlgili Şiir, Haziran Ayı ile İlgili Şiirler, Haziran Yağmuru Şiirleri, Haziran Ayı Şiir, Haziran Aşk Şiirleri, Haziran Akşamı Şiir, Haziran Gecesi Şiir, Ünlü Şairlerden Haziran Şiirleri

Yaz mevsiminin ilk ayı olan Haziran’ın gelmesiyle bu ayın güzelliğini anlatan şiirlere olan merak artıyor. Şiir sevenler En Güzel Anlamlı Haziran Ayı Aşk Şiirleri, Ünlü Haziran ile İlgili Şiir, Haziran Ayı ile İlgili Şiirler, Haziran Yağmuru Şiirleri, Haziran Ayı Şiir, Haziran Aşk Şiirleri, Haziran Akşamı Şiir, Haziran Gecesi Şiir, Ünlü Şairlerden Haziran Şiirlerini araştırmaya başlıyor. Bu ilgi dolayısıyla en güzel anlamlı haziran ayı  aşk şiirleri ve haziran ile ilgili şiirler hakkında geniş ve bilgilendirici bir içerik hazırladık. İşte en güzel anlamlı haziran ayı aşk şiirleri :

Haziran Ayı İle İlgili Şiirler

Haziran Ayı İle İlgili Şiirler

En Güzel Anlamlı Haziran Ayı Aşk Şiirleri

Haziran-Haydar Ergülen

Aşktır, yırtıldı yırtılacak bir anı gibi
eski sesli haziranın tam ortasından,
tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın
sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde:
– Yalnızlık kokuyorsun demiş miydi Edip Bey,
öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de
şunu: Bir anıya bir başka anıdan ne
kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır!
Bir yazı bile şurda-burda birlikte
tamamlamadan henüz, bir yaz daha
çıkarma telaşından sakın! Ne haziran
kalır geriye ne o adamla kadın!
Şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle
dayanıklı kılan iyiliğine, aşkın
ve haziranın trenini kaçırma, ocakta
ateşçisi ol ve öv onu, hızlı geçen
şubatta yavaşlığına bak kırların, martta
makas değiştir, istasyonda bekleyen çocuğu
benim için öp, o senin çocukluğun!
Mayısı havalandır, sonrası hazirandır…

Hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır

 

Haziran-Cahit Zarifoğlu

Kim ölüyor hayvanların
Kızışarak daraldığı zamanda
Bir pazu marazında yıkılmadı o kollar
Güç istifi kanın
Saklanmış kadınlıkların
Ve kız kaleleri
Ehli hicablarca saklı
Muhasaralanmış önlerine perdeler akmış
Atmacalar
Gezgin kuşlar
Yeni çığlıklar yepyeni
Hücum sesleri
Hangisi
Daha önde belirsiz buyruk mu ermi
Dayanamayıp çöken duvarlardan
Gerilip yırtılan kaslardan en çok çocuk
davetleri
O av etleri rahleler sandukalar
Karanlıkla katılaşan nöbetci baskıncı silüetleri
Ve açın güller bir sabah daha açın
Bakın Tanrı konuğu insanlar bütün türleriyle
Şu bizim yeryüzünde
Toprakta gel! gel! nöbetleri

 

Uzak Haziran-Necati Cumalı

İki dudak arası bir zaman
Göz göze geldikse geçerken
Mayıs’la Haziran arasında
Yağmurlu bir saçak altından
Aşktı uçup giden üstümüzden
Aşktı değip geçen yanımızdan

Uyanıp kış uykularından
Şubat’la Mart arasında
Eylül’le Ekim arasında
Yaz sularından kıyıya çıkan
İki adım arası bir zaman
Gözgöze geldikse geçerken
Günlük güneşlik bir kaldırımdan
Aşktı uçup giden üstümüzden
Aşktı değip geçen yanımızdan

Aşktı görmedik bilmedikse
Kimbilir hangi Eylül bir daha
Hangi uzak Haziran

Ünlü Şairlerden Haziran Şiirleri

25 Haziran 1981- Arif Damar

Yoktun ya burda
Burda yokken
Daha sıkı tuttum ellerini
Daha yakından baktım yüzüne
Daha iyi daha çok
Gördüm dinledim seni
Takıldım peşine sonra
Gözlerinden geçen bulutların
Yere düşmüş bir gülün
Belki senin önündeyim şimdi

Haziran Ağaçları-Ceyhun Atuf Kansu

Haziran ağaçlarının oralarda
Çocukların derisi yanmakta
Güneşli şapkalar altında

Orada ceviz ağaçları altında
Serin uykusunu yaprakların
Biri toprak üstünde uyumakta

Orada üvezler altında şimdi
Fransız devrimini okumakta
Gül koklayarak bir liseli kız

Orada vişne ağaçları altında
Gölgeler nakışlarını işlemekte
Kadınsı vakitlerin sepetine

Orada zerdali ağacı altında
Küçük zerdaliler düşmekte
Peygamber çiçekleri arasına

İğde ağaçları altında, dere boylarında
Kaplumbağalar toslaşmakta sevinçle
Tırtıllar ince ince yemekte yaprakları
Çocuklar erikleri taşlamakta
Erik ağaçları altında

Orada elma ağaçları altında
Seviler büyümekte gizli öpüşlerle
Ve ölüm yeşil yapraklarla adım adım
Yol almakta, güz mezarlığında
Soyunmuş kavaklar altında

 

Haziran-Celal Sılay

Haziran üstümüzde dal dal
Moda çevremizde renk renk
İstanbul bin dokuz yüz elli beşinde
Çimenler altımızda sık sık
Bulutlar üstümüzde seyrek

Eteklerin moda yelkenlerinde
Elin omzumda sıcak
Belin kolumda ince
Gözün gözümde ürkek

Işık, gölge bir oyun
Çiçek, yaprak allı morlu
Haziran üstümüzde dal dal
Saçların yüzünde tek tek

Bir kuş, bir kanat tenimizde
Bir rüzgar, bir serinlik içimizde
Bir gök, bir deniz mavi mavi
Şarkı, bahçe düğün dernek

İstanbul bin dokuz yüz elli beşinde
Etek, yelken bir cümbüş
Yanak yanağa sürtünmüş
Elin omuzumda sıcak
Belin kolumda ince
Dilim kulağında titrek

 

Haziran-İlhan Berk

My love is like a red, red rose (e.e.cummings)

Kırmızı kırmızı bir güldür aşkım

İnce yüzünüzde. Kırmızı. Korkunç.

 

Kor sevişmemizden deli bir yalım

Koyuna sevdanın. Kırmızı. Korkunç.

 

Karanlık, büyür büyür benim aşkım

Gecenizde sizin. Kırmızı. Korkunç.

 

Vücudunuza, ağzınıza iner

Gezer etinizi. Kırmızı. Korkunç.

 

Kalır bir gün bir krallık olduğu

Güzelliğinizin. Kırmızı. Korkunç.

Âşıkane

Haziran Ayı ile İlgili Şiirler

Haziran-Sabahattin Kudret Aksal

Bakar gülümserdin bana balkonundan
Ah o yaz akşamları sen ne iyiydin
Rüyan, kokun ve sesin
Rüzgar gibi esiyor günler arkasından

Her an bir başka hatıran
Çiçek açıyor karşıki dalda
Kendimi kaybederek rüyada
Yaşadığım o sonsuz zaman

Bir yarı sarhoşluk içinde
Geçerdim sevdalı evinizin önünden
Görünürdü aralık pencereden
Odan akşam serinliğinde

İşte boydan boya divan
Üstünde akşamı ettiğin
İşte şapkan, bembeyaz entarin
Böyle vakitlerde anlaşılmaz duran

Ufukta görününce yağmur bulutları
Şaşırırdın yapacağını telaştan
Yerleştirirdin her şeyi yeni baştan
Taşırdın içeriye masaları koltukları

O her zaman hatırladığım karanfil saksısı
Suladım o güzel mevsimi keyfimce
Ben haziran gecesi aşığı

 

Haziran-Cahit Külebi

Her akşam bulutlar
Bilmez telaşımı,
Her akşam bulutlar.

Belki de haziran
Bulacak naaşımı,
Belki de haziran.

Bir gün geleceğim
Alıp şu başımı
Bir gün geleceğim.

 

Sıcak Haziran Geceleri-Edip Cansever

saadetin içimde,
yıldızlar gibi kaynaştığı geceler;
ben de artık yalnız değilim,
rüzgarın bütün serinliğini duyuyorum.

geçen yıl da haziranın sıcak günlerinde
çocuktum, böyle aşıktım.
rüzgarlar yakardı ayak bileklerimi,
içimi en güzel sevdalar sarmıştı.
caddelerde gider gelirdim.

akşamları parklar tenhalaşır,
gözleri gülerdi kızların.
vitrinler aydınlanırdı birdenbire;
gelip geçen otobüslerden.
kızların yüzleri de aydınlanırdı.

böyle ay ışığında geceleri
bütün konuştuklarını duyardım kadınların;
rüzgarlar getirip götürürdü.
nehir gibi deniz geçerdi köprünün altından.

böyle sıcacık şehirlerin
parklarını ve rüzgarlarını severim.
böyle ay ışığında geceleri,
sebepsiz üzülürüm.

sıcak haziran geceleri,
aydınlık bir liman önünde,
vinçlerin, mavnaların gürültüsü duyulurdu.
hafif bir mehtap dolardı vitrinlere.
her günkü saadetini düşünürdü insanlar.
bir ara köprünün üstünde
ışıklara bakarken görürdüm.
şüphesiz yalnızlığımı bilirdi.
martılar uçardı, bir tuhaf olurdum.
yosun kokuları yakardı içimi.

Haziran Yağmuru Aşk Şiirleri

 Ben Eylül Sen Haziran-Ümit Yaşar Oğuzcan

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara

Hızla Gelişecek Kalbimiz-Turgut Uyar

kendi öz hüznümüzün öz tarlasında
bozkır dayanıklılığımızın tarlasında
kalbimiz
ellerimiz ayaklarımız arasında
ve kimsenin bölemediği şarkıyı
güllerin, buğdayların ve acının şarkısını
bir haziran uygulayacak sesimize.
sütçünün sesiyle birlikte
erkenci işçilerin sesiyle birlikte
şoförün sesiyle birlikte
sabaha başlamış sarhoşların sesiyle birlikte
yaman sarhoşların sesiyle birlikte
ve yeni uyanışların ve yeni doğmuşların
ve herkesin ve herkesin
sesleriyle birlikte
bir haziran uygulayacak
kimse bölemeyecek ve kalbimiz
hızla gelişecek.

 Haziran İle İlgili Şiirler

 Haziran’da Ölmek Zor-Hasan Hüseyin Korkmazgil

yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran ’63’ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

 

Dışarıda Üşüyen Haziran Kalbinde Hazan-Yılmaz Odabaşı


(kalbimde hazan
ve şairdir elbet
sözcüklere rus ruleti oynatıp yazan!)

dışarıda üşüyen bir haziran
kanımda nikotin cehennemi
kısa kibrit uzun duman
yaan!
yine yaan! yine yaaaan!
yan ki yangınlar bile yansın
haklıdır içindeki abdal bırak ağlasın…
bırak ağlasın artık gündüzlerin ışığında aşk
gecelerin sularında yakamozlar yok
ve kuşlar konsun diye gerilmiyor balkonlara
çamaşır ipleri
duyuyorsun işte şiir de yazıyorlarmış iğfal şebekeleri(!)

dışarıda üşüyen bir haziran
dışarıda aşksız aşk, aids, hepatit b
dışarıda hormonlu sevinçler, kokmayan güller
viagra cinsellikler, çıldırtan günler!

ve dışarıda dostluğun, puştluğun kolunda gülümsemesi
ama öğrendim karanlıklardan ışık destelemeyi
ve baka baka irkilmiş gözlerine hayatın
inatla!
inatla gülümsemeyi
öğrendim içimdeki abdalı hünerle gizlemeyi…

Ayrıca Tıklayın:

En Güzel ve Anlamlı Özlem Şiirleri

Şunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.