Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri

Edebiyat tarihimizin önemli şahsiyetleri arasında yer alan Cengiz Dağcı 22 Eylül 2011 tarihinde vefat etmiştir. Ölüm yıl dönümü anısına sizlere Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri yazısı hazırladık. En Anlamlı Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri…

En Anlamlı Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri sayfamızda bulunan Cengiz Dağcı Eserlerinden alıntılanarak oluşturulmuş sözleri Cengiz Dağcı’nın ölüm yıl dönümünde yad etmek amacı ile sosyal medyada paylaşabilirsiniz.

Cengiz Dağcı Kimdir?

Cengiz Dağcı Kırım’ın Yalta şehrinin Kızıltaş köyünde 1919 yılında dünyaya gelmiştir. Kendisi okul yıllarında okurken 2. Dünya Savaşı patlak vermiştir. Bir ömrü kıtlıkla ve Rus baskısı ile geçen Cengiz Dağcı 2.Dünya Savaşına katıldıktan bir süre sonra Almanlara esir düşmüştür. Almanlar yenilince müttefik devletler safına sığınmış ve Londra’ya yerleşmiştir. Burada da bir yandan yazmak bir yandan ağır işlerde çalışmak zorunda kalmıştır. Cengiz Dağcı tüm kitaplarını Türk diliyle yazmıştır.

Kendisi Kırım Tatarıdır. Cengiz Dağcı’nın “Onlar da İnsandı” adlı romanı Millî Eğitim Bakanlığının tavsiye ettiği “100 Temel Eser” arasındadır. Dağcı’nın eserlerinin hemen hemen tamamı Kırım’da geçen hikâye ve anılardan oluşmaktadır. Yazarın hüzünlü bir üslubu vardır.

Dağcı’nın ilk eseri Sadık Turan’ın Hatıraları’dır. Ancak hacim olarak hayli büyük olan kitap Varlık Yayınevi tarafından 1956 ve 57’de iki kitap halinde yayınlanır; Korkunç Yıllar ve Yurdunu Kaybeden Adam. Dağcı’nın hayatına dair biyografik çizgileri taşıyan eser, edebi değer bakımından Dağcı’nın acemilik dönemi eseri olmasına rağmen etkileyicilik bakımından belki de en iyileridir. Çünkü anlatılanlar gerçeklik hissi vermektedir. 

Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri

Cengiz Dağcı Sözleri ve Eserleri

Cengiz Dağcı Sözleri

Bizim kanımız aktı bu toprağa. Vermem.

Niçin insanı yaşatmıyorlar ata toprağında?

Güneş de ışığını dünyadan kıskanıyor gibiydi.

Çokun derdi çok olur, azın derdi daha çok olur.

Allah’ım, insanlara yurt yoksulluğu gösterme!

Nefret ediyorum! İnsanlardan nefret ediyorum!

Çok yiyeceksin, çok uyuyacaksın, çok seveceksin!

Ama hayatın başka yolları varmış, ben ne bileyim!

Toprak bizim değil ulusundur; toprak elden gitti, can gitti.

Beni mi, edebiyatı mı daha çok seviyordun? Bilmiyorum.

Toprak bizim değil ulusundur; toprak elden gitti, can gitti.

Bağışla. Elimden geldiği kadar sevdim. Daha faz­lası için gücüm yetmedi.

Hayatı bırakıp kaçmak istiyorum. Ne tarafa? Ne tarafa, nereye olursa olsun!

Ben, şimdiye değin kendi alemimde saklı kalmış, hayata bağlı ben, ölümü düşünüyordum.

Hele vücutlar sevgiyle, ihtirasla birbirlerine bağlandıkları zaman ölüm bile vız geliyordu insana…

Tanrı’m! Onlar da insan, acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!

Yüzyıllar boyu öldürülen ve her öldürüldüğünde yeniden dirilen bir ulusun çocukları değil miyiz biz?

Nasıl oldu bilmiyorum, duvarları yıkıp kaleme girdin ve o günden sonra benim hayatımda her şey değişti.

Nerde olursa olsun, hayatı sevmek, hayata bağlı olmak insan için şart. Ahlakın temellerinden biri de belki en önemlisi de hayata bağlılıktır.

Bütün savaşlarım yenilgiyle sonuçlandı. Silahımı derenin dibine attım. Hayatta çok bir şey beklemiyorum artık. Bir bardak su, bir dilim kuru ekmek…

Ellerinde kâğıt beyazlığı vardı. O cansız ellere bakarken şimdiye değin yaşadığım bütün bir ömür, ayaklarımın dibinden yükselip gözlerimin önüne dikiliyordu.

Sen severdin kargaları. Kargaların uzun ömürlü olduklarını ve ömürlerinin sonuna kadar birbirlerine evlilik bağıyla bağlı ve birbirlerine sadık kaldıklarını unutmuyorum…

Tanrım! N’olursun, dünyaya çocuk vermek isteyen ana babayı sen kendi mihrabının önüne çağır; hayatın ne olduğunu onlara anlat. Her şeyden önce onlara hayatın ne olduğunu duyur, Tanrım!

Kosovalılar yurtsuz kalacaklar diyor okuduğum gazetenin muhabiri. Başkaları da aynı fikirde. İnanmıyorum, gazeteler yanılıyor; ya da yurt sevgisinin ne olduğunu bilmiyorlar. Yurt dediğin en derin aşklardan güçlü. Örnek mi istiyorlar? Kırımlılar!

İçimde sesim, Yaz! dedi. Etinden, kanından ve canından kopmuş kelimeler en güzel çiçeklerin rengine ve kokusuna bürünerek denizlere akan ırmakların sularına karışıp akacak, günün birinde yarım yüzyıl hasretini çektiğin yurdunun kıyılarına ulaşacaklar! dedi.

Ben bana vaad edilmiş topraklarda yaşadım, vaad edilmiş toprakların suyunu içtim, havasını aldım ciğerlerimin içine, çiçeklerini kokladım, o toprakların türküsünu söyledim ve ömrüm boyu o toprakların acısıni çektim. Başka bir şey kalmadı benim için o toprakların uzağında aşkımı toprağa verdim, izin ver bana, Camelia’nın gölgesinde oturup yalnızlığımı unutayım, Tanrım.

Öbür dünya diyenlere kulak vermeyin siz, Bayan Teresa. Bu dünyadan başka bir dünya varsa, göremezdiniz beni bu avluda. Hepimiz aynı yere gidiyoruz. Yerin dibine. Mezara. Kimimiz öksüre öksüre, kimimiz inliye inliye, kimimiz güle güle. Ama sonuç aynı. Mezar. Soğuk, karanlık mezar.

Kadını sevmek için önce onun ruhunu görmelisin… Çünkü onun ruhu da toprak gibidir. Nadas edilir, nadas edilir, nadas edilir; her yıl, her yıl, her yıl; ardarda, ardarda, ardarda; yıl geçer, yıl gelir, yıl geçer, o yılın ardından başka bir yıl gelir; devşirilir, devşirilir, devşirilir, ardarda ekilip devşirilir; sonra yıllar geçtikçe yavaş yavaş rengi silik olur, kurur, ürünü tükenir, verimsiz kalır. Kadın da öyledir işte…

Cengiz Dağcı’nın Eserleri

Romanları

Korkunç Yıllar (1956)
Yurdunu Kaybeden Adam (1957)
Onlar da İnsandı (1958)
Ölüm ve Korku Günleri (1962)
O Topraklar Bizimdi (1966)
Dönüş (1968)
Genç Temuçin (1969)
Badem Dalına Asılı Bebekler (1970)
Üşüyen Sokak (1972)
Anneme Mektuplar (1988)
Benim Gibi Biri (1988)
Yoldaşlar (1991)
Biz Beraber Geçtik Bu Yolu (1996)
Bay Markus Burton`un Köpeği (1998)
Bay John Marple`ın Son Yolculuğu (1998)
Oy Markus Oy (2000)
Rüyalarda Ana ve Küçük Alimcan (Bir Kırım Öyküsü) (2001)
İhtiyar Savaşçı (2005)

Hatıraları

Yansılar 1 (1988)
Yansılar 2 (1990)
Yansılar 3 (1991)
Yansılar 4 (1993)
Ben ve İçimdeki Ben (Yansılardan Kalan 5) (1994)
Hatıralarda Cengiz Dağcı (1998)
Regina (2000)

Hikâye ve Mektup

Haluk’un Defterinden ve Londra Mektupları (1996)

Sayfamız Cengiz Dağcı’ya ait Regina, Onlar da İnsandı, Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, O Topraklar Bizimdi, Ölüm ve Korku Günleri eserlerinden alıntı yapılarak oluşturulmuştur. Siz de sayfamıza Cengiz Dağcı Sözleri eklemek isterseniz hemen aşağıda bulunan yorum bölümünü kullanarak En Güzel Anlamlı Cengiz Dağcı Sözleri ekleyebilirsiniz.

Cengiz Dağcı’nın Korkunç Yıllar Romanı İncelemesi

Bunlarda Hoşunuza Gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.